Avrupa'nın ortasında, fizik ve mühendisliğin bir birlikteliğiyle ayakta duran bir şehir var. O şehir de Venedik. Yaklaşık 1604 yıldır dimdik duran bu şehir, görenleri hem tarihiyle hem de temelindeki mühendislik farkıyla şaşırtıyor çünkü Venedik, toprağın altına çakılmış ağaçlarla ayakta duruyor.

118 küçük adacığın üzerine kurulu olan Venedik suyla doymuş, dengesiz zemin yapısı nedeniyle geçmişte birçok kez çökme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Ancak ilk Venedikliler, bu sorunu alışılmışın dışında bir yöntemle çözdü, kızılağaç, çam ve meşe direklerini toprağa çakarak üzerine şehir inşa ettiler.

Bugün sadece San Marco Bazilikası'nın altında 10 binden fazla meşe direği bulunduğu tahmin ediliyor. Tüm şehir genelinde bu sayı yüzbinleri bulabilir. Bu direklerin bazıları 3,5 metreyi aşarken, bazıları bir metreden kısa. Hepsi, elle çalışan özel aletlerle zemine çakıldı. Örneğin “attrezzatura” adı verilen çekiç, yaklaşık 225 kg ağırlığındaydı ve birden fazla işçinin ortak gücüyle kullanılıyordu.

UZMANLAR BU SİSTEMİN MANTIĞINI AÇIKLADI 

Yaygın inanışa göre, bu direkler su altında kaldığı için oksijenle temas etmiyor ve bu sayede çürümüyor. Ancak Venedik Üniversitesi’nden çevre kimyası profesörü Caterina Francesca Izzo ve ekibi, ahşabın zamanla bozulduğunu ancak su, toprak ve ahşabın birlikte oluşturduğu denge sayesinde bu sürecin inanılmaz derecede yavaş ilerlediğini tespit etti.

Illinois Üniversitesi’nden mimarlık profesörü Thomas Leslie ise, bu sistemin güzelliğinin, "toprağın akışkan doğasını direnç haline çevirmesi" olduğunu belirtti. Hiçbir büyük değişiklik yaşanmadığı sürece, uzmanlara göre bu ahşap temelli şehir, bir 1600 yıl daha suyun üzerinde kalabilir.