Avusturya denilince akla genellikle Viyana veya Salzburg gelirken, ülkenin ikinci büyük şehri Graz, hem tarihi dokusu hem de modern yaşamıyla Avrupa’nın en havalı kaçış rotalarından biri olarak anılıyor.

Eski şehirde barok evler, kilise kuleleri ve ortaçağdan kalma Schlossberg tepesinin kalıntıları sizi karşılıyor. Tepede yer alan saat kulesi ve müze, Graz’ın tarihini yükseklerden keşfetmek için ideal noktalardan biri olarak dikkat çekiyor. Cesur maceracılar için 574 fit uzunluğunda bir kaydırak da mevcut.

Nehir kıyısına geçtiğinizde ise şehrin modern yüzü ortaya çıkıyor. Kunsthaus ve Lendplatz bölgesi, çağdaş mimari ve yaratıcı tasarım dükkanlarıyla şehrin sanat ve kültür hayatını yansıtıyor.

GASTRONOMİNİN BAŞKENTİ

Graz için taze ve yerel ürünleriyle bir gastronomi cenneti deniliyor. 19. yüzyılda Katharina Prato’nun hafif ve lezzetli tarifleriyle öne çıkan şehir, günümüzde hem Michelin yıldızlı restoranlara hem de geleneksel kafelere ev sahipliği yapıyor. 

YEŞİL ALANLARIYLA DİKKAT ÇEKİYOR

Şehir parkları, botanik bahçeleri ve Mur Nehri boyunca yürüyüş ve bisiklet yolları, bahar ve yaz aylarında şehri canlandırıyor. Fütüristik yüzen ada ve köprüler ise şehre benzersiz bir atmosfer katıyor.

ULAŞIMI OLDUKÇA KOLAY

Londra Gatwick’ten British Airways ile artık Graz’a direkt uçmak mümkün. Dağ manzaraları, nehir kenarı yürüyüşleri ve canlı sanat ortamı için ideal bir hafta sonu rotası.