Intercisa Müzesi’nden arkeologların Szalki Adası yakınındaki nehir yatağında yürüttüğü araştırmaya su altı arkeoloğu Attila J. Tóth da katıldı. Normal şartlarda su altında kalan geniş alanların nehrin çekilmesiyle ulaşılabilir hale gelmesi üzerine ekip bölgede inceleme başlattı. Araştırmanın ilk hedefi ise Roma eserleri değil, bölgede bulunduğu düşünülen Orta Çağ dönemine ait Pentelic Manastırı'nın izlerini aramaktı.

ROMA SINIRINDAKİ YERLEŞİMDEN İZLER

Arkeologlar manastıra ait kalıntılar ararken Roma panteonunun baş tanrısı Jüpiter’e adanmış bir sunağın parçasıyla karşılaştı. İlk keşiften birkaç gün sonra aynı bölgede üzerinde yazılar bulunan iki kireçtaşı tablet parçası daha çıkarıldı. Buluntuların tamamı, günümüzde Dunaújváros’un bulunduğu yerde kurulan antik Intercisa yerleşimiyle ilişkilendiriliyor.

Intercisa, Roma İmparatorluğu döneminde Pannonia eyaletinin Tuna sınırında yer alıyordu. Yerleşimin merkezinde bir Roma askeri kalesi bulunuyordu ve bölge, imparatorluğun sınırlarını korumak amacıyla oluşturulan kale, yol ve savunma noktalarından meydana gelen Roma Limes sisteminin bir parçasıydı. Bu nedenle bölgede askerlerin yanı sıra yöneticilerin ve sivillerin de yaşadığı biliniyor.

Jüpiter’e adanan sunakların Roma dünyasında askerler, devlet görevlileri veya siviller tarafından dini adakların yerine getirilmesi amacıyla dikilebildiği belirtiliyor. Bu tür taş eserlerin üzerindeki yazılar kimi zaman kişilerin isimlerini, görev yaptıkları askeri birlikleri ve tarihleri barındırıyor. Intercisa Müzesi uzmanları da yeni bulunan taşların ayrıntılı incelenmesinin antik yerleşimde yaşayan insanlar ve bölgenin dini yaşamı hakkında yeni bilgiler sağlayabileceğini değerlendiriyor.

NEHİR YATAĞINDAN SAVAŞ MÜHİMMATI DA ÇIKTI

Tuna’nın çekilmesi yalnızca Roma döneminden kalıntıları ortaya çıkarmadı. Arkeolojik araştırma sırasında nehir yatağında İkinci Dünya Savaşı’ndan kaldığı düşünülen patlamamış bir mühimmat da tespit edildi. Bunun üzerine askeri bomba imha ekiplerine haber verildi.

Kaynak olarak ekle

Müze yetkilileri, suyun çekildiği bölgelerde ortaya çıkan tarihi parçaların vatandaşlar tarafından alınmaması gerektiği konusunda uyarıda bulundu. Kontrolsüz müdahalelerin hem arkeolojik kalıntılara zarar verebileceği hem de nehir yatağında bulunabilecek patlamamış savaş mühimmatları nedeniyle ciddi tehlike oluşturabileceği belirtildi. Tuna’daki düşük su seviyeleri son yıllarda farklı noktalarda da normalde su altında bulunan arkeolojik kalıntıların ortaya çıkmasına neden oluyor.