Dünya genelinde en sık tüketilen, steroid olmayan antiinflamatuar ilaçların (NSAİİ) başında gelen İbuprofen, iltihabı ve şişliği hızla azaltarak geçici bir rahatlama sağladığı için milyonların cankurtaranı olarak görülüyor, ancak Essex Üniversitesi Kas İskelet Sistemi Uzmanı Anthony Paul Smith, ilacın bu kadar kolay erişilebilir olmasının onun güvenliğini garanti etmediğini vurguladı.
Smith, "Birçok insan reçetesiz satılan her şeyin düşük riskli olduğunu varsayıyor. Bu çok büyük bir hata. Reçetesiz demek, asla tehlikesiz demek değildir" sözleriyle toplumu uyardı.
Ciddi kanama olana kadar belirti vermiyor
İbuprofen'in en büyük tehlikelerinden biri, mide koruma bariyerini doğrudan tahrip etmesi. İlacın düzenli ve uzun süreli kullanımı mide zarını incelterek ülser ve iç kanama riskini tavan yaptırıyor.
İşin en ürkütücü yanı ise sinsi ilerlemesi:
"Bazı hastalar mide ağrısı veya hazımsızlık gibi erken uyarıları hissederken, birçok kişi vücudunda ciddi bir iç kanama meydana gelene kadar hiçbir belirti fark etmeyebilir. Bu risk özellikle günde 2400 mg veya daha fazla doz alanlarda, haftalarca bu hapı yutanlarda ve 65 yaş üstü yetişkinlerde ölümcül seviyeye çıkıyor."
Böbrekleri susuz bırakıp iflasa sürüklüyor
İbuprofen’in bir diğer karanlık yüzü ise böbrekler üzerinde oynadığı oyun. Böbreklerimizin sağlıklı çalışabilmesi için güçlü bir kan akışına ihtiyacı vardır. Vücudumuz, özellikle hastalık ve susuzluk (dehidrasyon) anlarında böbrek damarlarını açık tutmak için doğal kimyasallar üretir. İbuprofen ise bu koruyucu kimyasalları doğrudan bloke ederek böbreğe giden kan akışını keser. Özellikle kronik böbrek, kalp veya tansiyon hastalarında bu durum ani böbrek yetmezliğine yol açabilir.
Kalp ve astım hastaları dikkat
Uzmanlar, ilacın sadece mide ve böbrekle kalmadığını, uzun süreli kullanımda yüksek tansiyon, vücutta aşırı sıvı tutulması (ödem) ve ciddi kalp komplikasyonlarını tetiklediğini belirtiyor. Ayrıca astım hastalarının bir kısmının bu ilaç grubuna aşırı hassas olduğu; İbuprofen aldıktan hemen sonra solunum yollarındaki kimyasalların değişmesi nedeniyle hırıltılı solunum ve ani nefes darlığı yaşayabileceği hatırlatılıyor.
"İlaç kokteyli" yapmayın: Diğer haplarla çarpışıyor
Eğer İbuprofen'i tek başına değil de başka reçeteli ilaçlarla birlikte alıyorsanız risk katlanıyor. İlacın; tansiyon ilaçları, kan sulandırıcılar, antidepresanlar veya bazı diyabet haplarıyla birlikte yutulması, hem diğer ilaçların etkisini sıfırlıyor hem de iç kanama gibi komplikasyon risklerini maksimuma çıkarıyor.
Peki bu ilaç hiç mi kullanılmayacak? Tabii ki hayır. En düşük dozda, sadece birkaç günlük kısa süreli kullanımlar hayat kurtarabilir.