İsrail Başbakanı Netanyahu, Facebook sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı video mesajında, Gazze Şeridi’nde sürdürdükleri işgal ve ateşkesin ikinci aşamasına geçişe ilişkin açıklamalarda bulundu.

Netanyahu, "Güvenlik çıkarlarımızın arkasında durmaya devam ediyorum. Hamas tamamen silahsızlandırılana kadar Gazze'de (işgal altında tuttukları) mevcut hattan geri çekilmeyeceğiz." ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump ve ekibinin "Hamas'ı silahsızlandırabileceklerine ve Gazze Şeridi'ni silahtan arındırabileceklerine inandığını" söyleyen Netanyahu, Barış Kurulu'nun duyurduğu yol haritasının kendilerine iletildiğini, ancak taslağa ilişkin itirazlarını ABD yönetimine ilettiklerini söyledi.

Gazze'de 10 Ekim 2025'te ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesine rağmen İsrail ordusu, saldırılarını sürdürüyor. Gazze'nin yaklaşık yüzde 70'ini işgal eden İsrail, Filistinlileri bölgenin yüzde 30'unu aşmayan bir alana sıkıştırdı.

Kaynak olarak ekle

ATEŞKESİN İKİNCİ AŞAMASI İÇİN YOL HARİTASI DUYURULMUŞTU

Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Hamas’ın ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasına yönelik ayrıntılı bir yol haritasını kabul ettiğini açıklamıştı.

ABD Başkanı Donald Trump da Barış Kurulunun, Hamas ve Gazze'deki diğer silahlı gruplarla silahların bırakılması konusunda anlaşmaya vardığını duyurmuştu.

Hamas, Filistinli gruplarla birlikte müzakere sürecine ve arabulucuların ikinci aşamanın tamamlanmasına yönelik sunduğu önerilere olumlu yaklaştığını bildirmişti. Hamas, İsrail'in saldırılarını durdurması ve üzerinde mutabakata varılan hususlara ilişkin takvim oluşturulmasının temel şart olduğunu, ikinci aşamanın uygulanmasının da İsrail'in ilk aşamadaki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesine bağlı olduğunu vurgulamıştı.

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi de Gazze Şeridi'nin yönetimini devralmak için kurumsal ve operasyonel hazırlıklarını tamamladığını açıklamıştı.

Gazze Şeridi'nde ateşkes anlaşmasının ilk aşaması 10 Ekim 2025’te yürürlüğe girmişti. Ateşkes, esir takası ve insani yardımların artırılmasını öngören anlaşmaya rağmen İsrail'in saldırıları ve yardım girişine yönelik kısıtlamaları sürmüştü.