Çalışmaya göre, obez ebeveynlere sahip çocukların obez olma olasılığı daha yüksek. Ancak bu eğilimde, özellikle annelerin genetik yapısının etkisi öne çıkıyor. Araştırmacılar, çocukların DNA’sının yarısını her iki ebeveynden almasına rağmen, vücut kitle indeksi (BMI) açısından annenin etkisinin daha baskın olduğunu belirtti.
ANNENİN GENETİĞİ DAHA ETKİLİ
Araştırmanın başyazarı Liam Wright, annenin genetiğinin çocuğun kendi DNA’sının ötesinde kilosu üzerinde önemli bir etki yarattığını ifade etti. Bu etkinin sadece doğrudan aktarılan genlerle sınırlı kalmadığını, annenin genetik yapısının çocuğun büyüdüğü çevreyi de şekillendirdiğini vurguladı.
Bu çevresel etki, “genetik terbiye” olarak adlandırılıyor. Bu kavram, anne karnındaki gelişim koşulları, annenin hamilelikteki davranışları, beslenme alışkanlıkları ve ebeveynlik tarzının, çocuğun kilosu üzerinde belirleyici bir rol oynayabileceğini ortaya koyuyor.
Çalışma, hem annenin hem de babanın BMI’sinin çocukların kilosu üzerinde etkili olduğunu gösterdi. Ancak babaların etkisi daha çok doğrudan aktarılan genlerle sınırlıyken, annelerin etkisi hem genetik hem de çevresel faktörleri kapsıyor.

GEBELİK SIRASINDAKİ DAVRANIŞLAR ÖNEMLİ
Araştırmacılar, annenin kendi kilosunun ve alışkanlıklarının, gebelik sırasındaki davranışlarının çocuğun gelişimi üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceğini ifade etti. Bu da çocukların uzun vadeli sağlığını belirlemede annenin rolünü daha merkezi hale getiriyor.
Wright, bu bulguların anneleri suçlamak amacı taşımadığını, aksine çocukların sağlığını iyileştirmek için ailelere destek olma gerekliliğini gösterdiğini söyledi. Obezite eğilimini azaltmak için özellikle hamilelik döneminde annelerin BMI’sine yönelik müdahalelerin önemine dikkat çekti.
Daha önceki araştırmalar da, aşırı kilolu babaların çocuklarının obezite riskini artırdığını gösterse de, bu çalışma annelerin hem genetik hem çevresel etkilerle daha kapsamlı bir rol oynadığını ortaya koymasıyla öne çıkıyor.