TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilere yeniden öğrenim hakkı tanıyan "öğrenci affı" düzenlemesini de içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri sürüyor.
'AYLARDIR BEKLİYOR'
Teklifin ikinci bölümünün tümü üzerine Yeni Yol Grubu adına Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan söz aldı. Öğrenci affının aylardır beklendiğini söyleyen Çalışkan, düzenlemenin Temmuz ayının sonunda TBMM gündemine geldiğini belirtti. Teklifin komisyon görüşmelerinin kesintisiz şekilde bir gecede tamamlandığını ifade eden Çalışkan, yasa hazırlık sürecine ilişkin şu eleştirilerde bulundu:
'SADECE YÖK VAR, O DA TARAF'
"Komisyon kesintisiz, bir gece sabaha kadar görüştü, on beş saatlik müzakere sonucunda bir yasa çıktı. Kanunun hazırlanma sürecinde sendikalar, sivil toplum örgütleri, alanında uzmanlar yok. Kim var? Sadece YÖK var; o da zaten taraf. Yani hâkimi de avukatı da savcısı da aynı olan bir kararı ne yazık ki görüşüyoruz."
'HEMEN HEMEN HİÇBİRİ MEMNUN OLMAZ'
Teklifin yasalaşmasının ardından çok az sayıda öğrenci dışında kimsenin memnun olmayacağını savunan Çalışkan, Milli Eğitim Komisyonu'nun kapsamlı bir düzenleme hazırlamasına rağmen yükseköğretimde bekleyen temel sorunlara çözüm üretemediğini söyledi. Çalışkan, "Bu yasadan dolayı memnun olacak tek bir akademisyen var, o da YÖK'ün merkezinde bulunan iki üç kişi; Anadolu'nun hiçbir ilinde doktorlar hariç normal akademisyenlerin hemen hemen hiçbirinin memnun olacağı bir durum değil" ifadelerini kullandı.
'28 ŞUBAT'A LEVEL ATLATTINIZ'
AKP’nin eğitim politikalarını da eleştiren Çalışkan, en büyük tahribatın eğitim alanında yaşandığını öne sürdü. On iki yıllık zorunlu eğitim uygulamasının mesleki eğitime zarar verdiğini savunan Çalışkan, "İnsanlar meslek öğrenemiyor, bütün sektörlerde, branşlarda dışarıdan gelen elemanlar iş yapıyor çünkü on iki yıl bu ülkeye vurulan en büyük darbelerden biri" dedi.
28 Şubat sürecinde zorunlu eğitimin sekiz yıla çıkarıldığını hatırlatan Çalışkan, "28 Şubat sürecinin en önemli iki meselesinden biri eğitimin sekiz yıla çıkarılmasıydı, siz 28 Şubat'a 'level' atlattınız, on iki yıla çıkardınız eğitimi" diye konuştu.
'İSTİHDAM SORUNU OLAN BÖLÜMLERE ÖĞRENCİ ALINMAMALI'
Üniversite mezunlarının istihdam sorununa da değinen Çalışkan, bazı fakültelerin mezunlarına iş olanağı sağlayamadığını savundu. İstihdam imkânı bulunmayan bölümlere öğrenci alınmaması gerektiğini belirten Çalışkan, şunları söyledi:
'KAYMAKAM OLACAĞINI ZANNEDİYOR, KASİYER BİLE OLAMIYOR'
"Üniversiteler artık işsiz üreten fabrika haline geldi. Yapacağınız iş, eğer bir fakültenin mezunu bir yere atanamayacaksa kapatın, boşuna almayın, insanların duygusunu sömürüyorsunuz. Bir aile ineğini satarak Anadolu'nun herhangi bir küçük üniversitesinde çocuğunu okutmaya gönderiyor, iktisadi idari bilimler fakültesini bitirince kaymakam olacak zannediyor, geldiğimiz tabloda kasiyer bile olamıyor."
TEKLİF METİNDEN ÇIKARILDI
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nde, öğretim elemanlarının göreve atanmadan önce güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulmasını öngören 25'inci madde, Genel Kurul'da AKP'nin verdiği önergenin kabul edilmesiyle teklif metninden çıkarıldı.
'ÖNERGELER AYRI AYRI OYLANACAK'
TBMM Başkanvekili Adan, ikinci bölümde yer alan maddeleri ve o maddeler üzerindeki önergeleri ayrı ayrı oylanacağını belirtti.
15'İNCİ MADDE KABUL EDİLDİ
Verilen önergelerin reddedilmesinin ardından 15'inci madde oylanarak kabul edildi. Böylece teklifin 15'inci maddesiyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na geçici madde ekleniyor. Düzenlemeyle, yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken ilişiği kesilenler ile kayıt hakkı kazandığı halde çeşitli nedenlerle kayıt yaptıramayan öğrencilere yükseköğrenimlerine devam etme hakkı tanınıyor.
YARARLANMAYA ENGEL OLUŞTURMAYACAK
Maddeye göre, daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde (ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora) bu Kanun kapsamında tanınan haklardan yararlanmış olmak, başka bir öğrenim düzeyinde aynı madde hükümlerinden yararlanmaya engel oluşturmayacak.