Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesi bir grup öğretmen, 9 gün önce Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde başlattıkları eylemi sürdürüyor.

MEB önünde bir araya gelen öğretmenler, "Öğretmenler asgari ücretle mi geçinsin Sayın Tekin?” yazılı pankart açtı.

Matematik Öğretmeni Elif Açıl, Bakanlığın önüne getirdikleri ders tahtasında, aldıkları maaş ile nasıl geçinemediklerini şöyle anlattı:

“7 yıldır özel sektörde matematik öğretmenliği yapıyorum. Asgari ücretle nasıl geçineceğimizi Bakan Yusuf Tekin'e soruyoruz. Kendisi bizlere asgari ücreti reva görüyor. Bugün Ankara'da Milli Eğitim Bakanlığı önünde küçük bir hesap yapıyoruz.

Asgari ücret 17 bin TL. Dört kişilik bir ailenin barınması ortalama 15 bin TL. Faturalar; elektrik, su, internet, telefon gibi harcamalarımız çok yaşamsal harcamalarımız. Dört kişilik aile için 5 bin TL. Pazar ve market alışverişimiz var.

Haftanın 3-4 günü kırmızı et yememiz önerilirken bizler kırmızı ete, beyaz ete ulaşamıyoruz. Sebze, meyve bile almaya zorlanıyoruz.

Pazar ve markette de 5 bin TL diye not alırsak toplamda 25 bin TL gibi bir aylık giderimiz mevcut ama bizim gelirimiz 17 bin TL. 8 bin TL borçlanarak biz ayı bitiriyoruz.

Bu da yıllık 96 bin TL borca denk geliyor. Bakan Yusuf Tekin'e sesleniyoruz. Gelin birlikte hesap yapalım.

Bu problemin çözümünü taban maaş olarak birlikte belirleyelim. Bizi de kamudaki öğretmenlerden ayırmadan öğretmenlerin bakanı olmaya davet ediyoruz Bakan Yusuf Tekin'i.”

"KİMSEDEN LÜTUF BEKLEMİYORUZ"

ANKA Haber Ajansı’na açıklama yapan  Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Ankara İl Temsilcisi Mahmut Yıldırım da geçim sıkıntısı yüzünden öğretmenlerin yeterince verimli ders anlatamadığını, bu durumun öğrencileri de etkilediğini ifade etti.

Çıkarılması planlanan "Öğretmenlik Meslek Kanunu"na, özel sektör öğretmenleri için "taban maaş" ile ilgili madde konulmasını istediklerini anlatan Yıldırım, taban maaş sayesinde özel sektör çalışanı öğretmenlerin, "eşit işe eşit ücret" ilkesiyle kamudaki meslektaşıyla aynı ücreti alacağını ifade etti. Yıldırım, "Bu kadar basit aslında. Biz kimseden bir lütuf beklemiyoruz. Kimseden sadaka beklemiyoruz. Yaptığımız aynıysa bizler de ders anlatıyorsak, bizler de bu ülkenin milyonlarca çocuğuna eğitim veriyorsak bunun karşılığını kamuda çalışan öğretmenin maaşıyla aynı olması gerekir" diye konuştu.

"ÖĞRETMENLER MAĞAZADA ÇALIŞIYOR, GARSONLUK YAPIYOR"

Bu konuda uzun süredir kampanyalar yaptıklarını, TBMM önünde eylem yaptıklarını, Milli Eğitim Bakanı ile görüştüklerini dile getiren Yıldırım, şöyle devam etti:

"Bakan'la görüştük. Bize verdiği söze göre nisan ayında bu kanunun geleceğini ve statü olarak özel sektörle kamudaki öğretmenlerin eşitleneceğini söylemişti ama mayıs ayındayız ve ne böyle bir yasa çıktı ne de bize verilen sözlerin tutulacağı söyleniyor.

Açık açık ‘bizim gündemimizde böyle bir şey yok’ dedi sonraki açıklamasında. Eğitim nöbetimiz memleketin her yerinde. Ankara'da da Meclis Parkı'nda devam ediyor. Bugün nöbetimizin 9’uncu günü.

Tüm kamuoyunu, tüm aileleri, Herkesi bu nöbete destek vermeye çağırıyoruz. Eğitim hepimizi ilgilendiren bir payda çünkü. Öğretmen arkadaşlarımız ay sonunu getiremediği için mağazalarda çalışıyor, garsonluk yapıyor, inşaatlarda çalışıyor.

İş cinayetlerinde hayatlarını kaybediyorlar. Geçinemediği için intihar edip ölen arkadaşlarımız var. Bunların hepsine şahidiz.

Biz derslerde 'kirayı nasıl vereceğiz, kredi kartı borcumuzu nasıl vereceğiz, bugün karnımızı nasıl doyuracağız' diye düşünürken açıkçası öğrencilere çok faydalı olamıyoruz.

Öğrencilerimiz bunu fark ediyor. Çok kötü bir tarafı da bu. Öğrencilerimiz fark ediyor ‘Hocam bugün üzgünsünüz. Bir şey mi oldu?’ diye bize soruyorlar.

Bu çok önemli. Bunu artık herkes görüyor. Tüm kamuoyunun da bakanın da duymasını istiyoruz. Bu taban maaş çok acil bir talebimiz.”