Norveçli enerji devi Equinor, Brezilya açıklarındaki Campos Havzası'nda şirket tarihinin en derin kuyusunu açarak ultra derin deniz mühendisliğinde yeni bir milada imza attı. Rio de Janeiro kıyılarından yaklaşık 200 kilometre uzakta, denizin 2 bin 700 metre altında yürütülen "Raia" projesi kapsamında, gelecekte kurulacak platformu ana boru hattına bağlayacak hayati denizaltı bağlantı ünitesinin montajı başarıyla tamamlandı. 

Yaklaşık 9 milyar dolarlık bu devasa yatırım, Brezilya'nın doğalgaz ithalatına olan bağımlılığını ciddi oranda azaltmaya hazırlanıyor.

PROJE ROBOTLAR YARDIMIYLA YÜRÜTÜLÜYOR

İnsan eliyle ulaşılması imkansız olan, zifiri karanlık ve ezici bir su basıncının hüküm sürdüğü bu derinlikte çalışmalar tamamen insansız su altı robotları, sonarlar ve kameralar yardımıyla yürütülüyor. Deniz tabanının da 3 bin metre altındaki zorlu kayaç katmanlarına ulaşan bu proje, adeta körü körüne ama milimetrik bir hassasiyetle bir araya getirilen dev bir yapbozu andırıyor. 

Equinor liderliğindeki konsorsiyumda Repsol Sinopec ve Petrobras gibi küresel devlerin de ortaklığı bulunuyor.
Projenin en dikkat çekici teknik özelliği, çıkarılan doğalgazın karada ek bir işleme tesisine ihtiyaç duymadan, yaklaşık 200 kilometrelik bir boru hattıyla doğrudan Brezilya'nın ulusal dağıtım şebekesine aktarılacak olmasıdır. Bu yöntem ülke tarihinde bir ilki temsil ediyor.

ÜLKENİN İHTİYACININ YÜZDE 15'İNİ TEK BAŞINA KARŞILAYACAK 

Brezilya sanayisinin en büyük darboğazlarından biri olan yüksek enerji maliyetlerine doğrudan çare olması beklenen Raia sahası, tam kapasiteye ulaştığında günde 16 milyon metreküp doğalgaz pompalayacak. Bu miktar, Brezilya'nın toplam doğalgaz talebinin tek başına yüzde 15'ini karşılamaya yetiyor.

Kaynak olarak ekle

Çelik tedarik zincirinin neredeyse tamamı yerli sanayi tarafından karşılanan ve bölgede 50 bin kişiye istihdam sağlaması beklenen projede, karbon emisyonunun da sektör ortalamasının çok altında tutulması hedefleniyor. Yüzer üretim platformunun 2027 yılında teslim edilmesi ve bu derin su altı devinin 2028 yılında resmen üretime başlayarak küresel enerji haritasındaki yerini alması planlanıyor.