Amerika Birleşik Devletleri’nin Soğuk Savaş döneminde yürüttüğü nükleer test programından kalan radyoaktif atıkların üzerini örten Runit Kubbesi, bölgedeki yeraltı suyu hareketleri, yükselen deniz seviyeleri ve çevresel izleme sorumlulukları nedeniyle tartışmaların odağında yer almayı sürdürüyor.

Marshall Adaları’na bağlı Enewetak Atolü’nde bulunan ve aerial fotoğraflarda Pasifik Okyanusu’nun ortasında devasa bir beton daire olarak görülen yapı, ABD nükleer patlamasıyla açılan Cactus Krateri'nin üzerine inşa edilmiş durumda.

KRATERİN 76 BİN METREKÜPTEN FAZLA ATIK VAR

1970’lerin sonunda yürütülen temizlik çalışmaları kapsamında ABD ekipleri; kontamine olmuş toprak, beton parçaları, metal yapılar ve radyoaktif molozları toplayarak bir kısmını çimento ile karıştırdı. Toplanan 76 bin metreküpten fazla atık, Cactus Krateri'ne dolduruldu ve 1979 yılında devasa beton panellerle kapatıldı.

Yapılan resmi belgelere göre beton kapak, rüzgar ve suyun neden olduğu doğal erozyonu azaltmak üzere tasarlandı ancak kraterin tabanına geçirimsiz bir kaplama uygulanmadı.

GELGİTLERDEN ETKİLENİYOR

Yapının alt tabanında yalıtım bulunmaması nedeniyle yeraltı suyu kraterin içinden sirküle etmekte ve gelgitlerden etkileniyor. Bölgenin alçak yapısı ve deniz seviyesinin yükselmesi; güçlü dalgaların yapıya ulaşması ve yeraltı suyu hareketlerinin değişmesi ihtimalini gündeme getiriyor.

Kaynak olarak ekle

Konuya ilişkin resmi raporlar ve kurum açıklamaları şu verileri sunuyor: Kubbenin ani bir çökme riski taşımadığını, beton kapağın erozyonu önleme işlevini sürdürdüğünü ve mevcut verilerin radyoaktif sızıntı kaynaklı ölçülebilir bir olumsuz çevre etkisi göstermediğini bildirdi.

Yerel makamların kirlenmiş alanlar ve yükselen deniz seviyesi konusunda endişeli kalmaya devam ettiğini ve risk değerlendirmelerinin halka aktarılmasında iletişim sorunları yaşandığını açıkladı.

SORUMLULUK VE YÖNETİM BÖLÜNMÜŞ DURUMDA 

Marshall Adaları’nın bağımsızlığını kazanmasının ardından yapılan anlaşmalar doğrultusunda, testlerden etkilenen alanların arazi kullanım kontrolü yerel hükümete devredildi. Buna karşın, Runit Kubbesi'nin teknik kontrolü, beton kapağın periyodik denetimi ve yeraltı suyu analizleri ABD hükümetinin sorumluluğunda bulunuyor.

Runit Adası, bölgedeki yüksek kirlilik oranı nedeniyle günümüzde de yerleşime kapalı tutuluyor. Yerel halk ve yetkililer ise veriye erişim, gıda ve su güvenliği ile nükleer mirasın uzun vadeli takibi konularında net adımlar atılmasını bekliyor.