İsrail'de Salı günü gerçekleştirilecek meclis seçimleri öncesinde, dünyanın farklı ülkelerinde ikamet eden en az 53 bin İsrail vatandaşı oy vermek üzere ülkelerine dönüyor.
İsrail yasalarının yurt dışındaki vatandaşların büyük çoğunluğuna posta yoluyla oy kullanma hakkı tanımaması sebebiyle, seçmenlerin tercihlerini belirtebilmek için fiziki olarak ülkeye seyahat etmesi gerekiyor.
Ülke tarihinin bu kritik dönemecinde İsrail'e dönen çok sayıda vatandaşın ise çok önemli bir ortak noktası var.
Telegraph'ın haberine böre bu gurbetçiler, Netanyahu'yu koltuğundan etmek için İsrail'e akın ediyor.
OY VERMEK İÇİN BİNLERCE DOLAR HARCADILAR
24 yıl önce İngiltere'ye yerleşen ve Londra'da yaşayan yardım kuruluşu çalışanı Orit Eyal-Fibeesh de eşi ve oğluyla birlikte kişi başı 1.300 doları uçak bileti için harcayarak ülkesine döndü.
Eyal-Fibeesh, bu seçimin ülkeyi felakete sürüklediğini düşündüğü hükümetten kurtarmak için son şans olduğunu söyledi.
Los Angeles'ta ikamet eden 47 yaşındaki Adam Pines ise Tel Aviv'e oy vermek için 12 bin kilometre yol katederek uçak biletine 2 bin 900 dolar harcadı.
Daha önce oy kullanmak için ülkesine hiç dönmediğini belirten Pines, bu kendisini zorundaymış gibi hissettiğini söyledi.
The Telegraph'a konuşan Pines, "İsrail'in ahlaki pusulasını kaybettiğini hissediyorum" dedi.
Otellerin normal fiyatların iki katını talep etmesi nedeniyle konaklamaya yaklaşık 3 bin 500 dolar ödeyen Pines, bu farkı yaratmak için gelen İsraillilerden biri oldu.
Netanyahu'ya karşı tutumu, kısmen 7 Ekim saldırılarının engellenememesine dayanıyor.
İSRAİL'İ SARSAN İDDİA
Arap, İsrail ve ABD basını, Netanyahu'nun Hamas saldırısı öncesinde uyarıldığını ancak harekete geçmediğini yazmıştı. Netanyahu bu iddiaları reddetti.
Pines konuya ilişkin olarak, "Bibi, 7 Ekim vahşetine yol açan süreçte İsrail'i koruma konusunda bir başarısızlık sergiledi. İsrail'i saldırı konusunda uyarma girişimlerine dair ortaya çıkan tüm raporların ışığında bu, eşi benzeri görülmemiş büyük bir liderlik başarısızlığıdır" değerlendirmesinde bulundu.
Yaşananların uluslararası etkisine de değinen Pines, "Bugün İsrailli olduğumu bile söylemiyorum. Bu potansiyel olarak tehlikeli" ifadelerini kullandı.
Bu seçmen hareketliliği, İsrail'in artan göç dalgasıyla karşı karşıya olduğu bir döneme denk geliyor.
NETANYAHU GERİDE KALDI
Yurt dışındaki seçmenlerin tepkileri, İsrail toplumundaki derin ahlaki ve siyasi çatlağı gözler önüne serdi. Gazze'deki soykırım ve Batı Şeria'daki baskı, İsrail'i ikiye böldü.
İsrailli gurbetçiler, Ultra-Ortodoks kesime tanınan askerlik muafiyetlerinin toplumda yol açtığı derin bölünmelerden de endişe duyuyor.
Yurt dışından oy kullanmaya gelen İsraillilere göre yaşanan olaylar, uluslararası alanda Yahudi düşmanlığı ve İsrail karşıtlığının bir hayli artmasına yol açtı.
İsrail'e akın eden on binlerce gurbetçi, bu insani krize tepki olarak hiç ziyaret etmedikleri ülkelerine oy vermek için dönmeye başladı.
7 Ekim 2023'teki Hamas saldırılar ve takip eden Gazze'deki katliamların ardından düzenlenecek ilk seçim öncesinde kamuoyu yoklamaları, Netanyahu'nun ana rakibi Gadi Eisenkot'un 12 puan gerisinde olduğunu gösteriyor.
İsrail Merkezi İstatistik Bürosu'nun tahminlerine göre yurt dışında 600 bin İsrail vatandaşı yaşıyor.
Bu durum, sandık için ülkeye dönen binlerce kişinin sonuçlar üzerinde belirleyici bir etki yaratabileceği düşüncesini getirdi.
2023'ten bu yana her yıl yaklaşık 50 bin üniversite mezununun ülkeyi terk etmesi beyin göçü endişelerini artırırken; diaspora nüfusunun, özellikle Tel Aviv gibi liberal bölgelerden gitmiş olmaları sebebiyle Netanyahu aleyhine oy verme olasılığı daha yüksek görülüyor.
İSRAİLLİ OLMAYAN HERKESE DÜŞMAN
Gazze sağlık bakanlığının verilerine göre Ekim 2023'te savaşın başlamasından bu yana Gazze'de 74 binden fazla Filistinli yaşamını yitirdi.
İşgal altındaki Batı Şeria'da ise 27 Eylül'den itibaren en az 170 saldırı bildirildi.
Netanyahu'nun söz konusu şiddeti eleştirmesine karşın durdurmak adına somut adımlar atmadığı ifade ediliyor.
Bölgede geçtiğimiz hafta The Washington Post foto muhabiri Heidi Levine yerleşimciler tarafından darbedilerek parmağını kaybetme tehlikesi geçirirken, ertesi gün de Avrupalı diplomatlardan oluşan bir heyet saldırıya uğradı.
İsrailli liberal kesim, İsrailli olmayan herkese saldıran yerleşimcilerin ve onları destekleyen Netanyahu hükümetinin değişmesinin ülkenin güvenliği için zorunlu olduğunu savunuyor. Kullanacakları oylar ise, bu düşünceyi hayata geçirebilir.