Şehrin yönetim binası inşaatı öncesinde, Abdinghof Manastırı yakınlarında kazı yürüten arkeologlar, Orta Çağ’dan kalma sıradan atık ve lağım çukurları bulmayı bekliyorlardı. Ancak, 800 yıllık bir latrinin (Orta Çağ tuvaleti) dibinden çıkan bir nesne, araştırmacıları hayretler içinde bıraktı: Yüzyıllardır yer altında olmasına rağmen hâlâ orijinal lağım kokusunu üzerinde taşıyan, mükemmel şekilde korunmuş gizemli bir el defteri.
"Islak bir çamur kütlesinin" içinden çıkarılan bu küçük yazı tableti, deri kılıfıyla birlikte Orta Çağ’da günlük yaşamın kapılarını aralayan eşsiz bir zaman kapsülüne dönüştü.
YÜZYILLAR BOYU KOKU YAYMADAN KALMIŞ
Westphalia-Lippe Bölge Birliği (LWL) tarafından yapılan açıklamaya göre arkeologlar, yüzyıllar önce insanların eşyalarını attığı beş adet Orta Çağ lağım çukuru ortaya çıkardı. Bu çöplerin arasından sıyrılan ve 13. ya da 14. yüzyıla tarihlendiği düşünülen defter, herkesi alarma geçirdi. 10 sayfadan oluşan defterin tam 8 sayfasının her iki yüzünde de yazılar yer alıyor.
Defteri inceleyen restoratör Susanne Bretzel, nesnenin yüzlerce yıl sonra bile hâlâ "hoş olmayan, keskin bir kokuya" sahip olduğunu doğruladı. İşin şaşırtıcı yanı ise defterin saklandığı deri taşıma kılıfının içinin tamamen tertemiz kalmış olmasıydı.
Kulağa hoş gelmese de eski lağım çukurları arkeolojinin en değerli hazine sandıklarıdır. Buradaki nemli ve oksijensiz ortam; deri, tekstil ve balmumu tabletler gibi normalde çok hızlı çürüyüp yok olacak hassas malzemeleri adeta dondurarak günümüze ulaştırır.
UZMANLAR BİLE OKUMAKTA ZORLANIYOR
Defterin balmumu kaplı sayfaları, sahibinin buraya metal, kemik veya fildişinden yapılmış bir yazı kalemiyle (stylus) notlar aldığını gösteriyor. Yazılar el yazısı Latince ile kaleme alınmış. Ancak uzmanlar metni okumanın tam bir kabus olduğunu belirtiyor; çünkü yazılar sürekli farklı yönlere doğru akıyor ve bazen daha eski notların üzerine binerek çakışıyor.
LWL Kültür Departmanı'ndan Barbara Ruschoff-Parzinger, durumun zorluğunu şu sözlerle anlatıyor:
"Metni deşifre etmek bu alanın uzmanları için bile hiç kolay değil. Bazı kelimeler tanınabiliyor ancak o dönemdeki hatalı harf kullanımları ve kelime bozulmaları nedeniyle tüm metnin transkripsiyonu (çözülmesi) epey zaman alacak."
BİR ORTA ÇAĞ ZENGİNİN GÜNLÜĞÜ OLABİLİR
Paderborn'un bu bölgesinde yapılan geniş çaplı kazılar, o dönem burada yaşayan insanların lüks ve zenginlik içinde olduğunu gösteren ipek parçaları, kaliteli çömlekler, sepetler, fıçılar ve bir bıçak gibi eşyaları da gün yüzüne çıkardı. Araştırmacılar şimdi bu defterin kime ait olduğunu ve bir tuvalet çukuruna nasıl düştüğünü bulmaya çalışıyor.
En güçlü ilk teori, defterin zengin bir tüccara ait olduğu yönünde. Çünkü o dönemde Latince okuyup yazabilmek ciddi bir eğitim ve statü göstergesiydi. Üstelik defterin saklandığı deri kılıfın üzerinde, Orta Çağ'da saflığı, kraliyet otoritesini ve ilahi lütfu simgeleyen kabartma fleur-de-lis (zambak) motifleri işlenmiş. Yani bu defter kesinlikle ucuz, sıradan bir günlük eşya değildi.
Paderborn şehir arkeoloğu Sveva Gai, "Bu kitabı kim yazdı ve ne amaçla hizmet ediyordu? İlk tahminlerimiz, Paderbornlu bir tüccarın ticari işlemlerini not etmek ve düşüncelerini kaydetmek için bu defteri kullandığı yönünde" diyerek gizem perdesini aralamaya çalıştıklarını belirtti. Uzmanlar şimdi modern görüntüleme teknolojilerini kullanarak bu "kokulu" sayfaların altındaki Orta Çağ sırlarını tamamen okunabilir hale getirmeyi hedefliyor.