Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özgür Özel, Gaziantep’te sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile bir araya geldi. Özgür Özel burada yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bugünkü konuşmasındaki ''CHP'nin içindeki dış mihraklardan kurtulması hem siyaset hem Türkiye adına kuşkusuz hayırlı olacaktır'' sözlerine ''Bugün de çıkmış ‘İnşallah’ diyor ‘CHP dış mihraklar tarafından içine sokulanlardan kurtulacak’ diyor. Vallahi CHP’de bir tane dış mihrak varsa o da sensin'' şeklinde yanıt verdi.

Özel, konuşmasında şunları söyledi:

“CHP’DE BİR TANE DIŞ MİHRAK VARSA O DA SENSİN”

“Değerli başkanlarım, yöneticilerim, dostlarım, kardeşlerim biz bir yandan bunları yapmak için uğraşırken, bir yandan bizimle uğraşan Erdoğan bugün de döndü ve Cumhuriyet Halk Partisi için diyor ki ‘Efendim içlerinde bir şey var, biz hiçbir yerinde yokuz.’ Yemin ederim neresinde biliyor musunuz? Senin işin ne? Biz burada yapmışız partimizde kurultayımızda. Ardından ihtiyaç duyulmuş olağanüstü kurultayda geçerli oyların tamamını almışız. Sürekli bizimle uğraşan, davalar açtıran, davaları o adalet celladına yakından takip ettiren ve en sonunda da daha karar açıklanmadan hemen önce ‘İnşallah memleketimiz çok yakında hak ettiği gibi bir muhalefete kavuşacak’ deyip Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultayını iptal ettiren, diyor ki ‘Hiçbir yerinde yokum.’ Bugün de çıkmış ‘İnşallah’ diyor ‘CHP dış mihraklar tarafından içine sokulanlardan kurtulacak’ diyor. Vallahi CHP’de bir tane dış mihrak varsa o da sensin. Senin parti üstünde yaptığın hesaplar. ‘Dış mihrakların tercih ettiği yönetici’ dediği memlekete Amerika’nın büyükelçisi geliyor, diyor ki ‘Vallahi’ diyor ‘Trump, çok akıllı adam’ diyor. ‘Erdoğan’la anlaşacak’ diyor. ‘Onda olmayanı verecek, onda olanların hepsini alacak’ diyor. ‘Onda olanların hepsi’ dediği nadir toprak elementlerini diyor. Bizim buradaki işte Ordu’nun, Giresun’un yüzde 80’i madenlere açılmış, madenleri maden ruhsatlarını. Altınları diyor, Kaz Dağı’nın altındaki altınları diyor. Diyor ki ‘Erdoğan’dan her şeyi alacak.’ ‘Uçak siparişini’ diyor, 250 tane. Ucuzu varken Amerika’dan pahalıya doğalgaz almayı söylüyor. Her şeyi alacak diyor ‘Ona olmayanı verecek’ diyor. Ne olmayan? Olmayan meşruiyet. Buradan, ‘Dış mihrakların tercih ettiği CHP’deki kişiler’ diyene diyorum ki dış mihrakların tercih ettiği birisi varsa o da memleketin başında tutmak için bin türlü plan yapıp bunu da açıktan söyleyen Amerika’dır, Trump’tır, sen Trump’ın hesabısın. Biz milletin hesabıyız. Biz binadan çıktık, millete sığındık. Bugün geldik Gaziantep’in vicdanına sığındık. Milletle birlikte yürümeye devam edeceğiz.”

“‘CHP DEĞİŞİRSE, TÜRKİYE DEĞİŞİR’ DEDİK, YOLA ÇIKTIK”

“Görünen kısmıyla yaşadıklarımızı biliyorsunuz. Kısaca özetleyeyim. Aslında bizim hikayemiz 14 - 28 Mayıs 2023 seçimlerinden, kazanmayı çok istediğimiz ve özellikle kazanıldığında Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına yepyeni bir başlangıcın olacağı ve Gazi unvanı taşıyan bu kente yakışır bir yönetimle yeniden ayağa kalkmayı, kalkınmayı, birlikte öğretmeyi, birlikte kazanmayı, hakça paylaşmayı, geride Cumhuriyet’in; ki kimsesizlerin kimsesidir, kimseyi geride bırakmamayı, hiç bir çocuğu hayat yarışına kapatamayacağı kadar bir farkla geriden başlatmamayı umut eden bir Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına başlamak istiyorduk. Olmadı. Olmadı, yıkıldık. Olmadı, üzüldük. Olmadı, kahrolduk. Öyle günler yaşadık ki sokaklar bomboştu sanki. Öyle günler yaşadık ki emekli öğretmenler, öğretmen evine gidemez, gitmez oldular. Gençler, büyük bir üzüntüyle, büyük bir karamsarlıkla zihinlerinde valizleri toplamaya başladılar. Anketler, gençlerin yüzde 78’inin yurtdışına gitmek ve orada hayat kurmak, buralara dönmemek gibi fikirlere kapıldığını söylediler. Başlar öndeydi. Yan yana geçen partililer bazen birbirini görmüyordu, yere bakıyordu herkes. Bir duygusal kopuş vardı. Biz o günlerde partinin her yaştan gençleri ile birlikte ‘değişim’ dedik. ‘Cumhuriyet Halk Partisi değişirse Türkiye değişir’ dedik.”

“PARTİNİN OYLARI YÜZDE 13’LERE DÜŞMÜŞTÜ”

“‘Eğer değişmeden, hiçbir şey olmamış gibi bu duygusal kopuşu görmeden, bu yükü görmeden, bu mutsuzluğu görmeden yerel seçimlere gidersek kimse sandığa gelmez. Bizim seçmen küser, düşük katılım oranları olur.’ Biz bunları söyledik. Anketler de bunu söyledi. Partinin oy oranları yüzde 13’lere, kararsızlar, protesto, tepki oyları yüzde 40’lara çıkarken partinin oyları yüzde 13’lere düşmüştür. Biz, ‘değişim’ diyelim dedik. ‘Yola çıkalım’ dedik. Dediler ki ‘Olmaz ki.’ Hatta öyle şeyler söylendi ki ‘Bu delege yapısıyla Atatürk gelse değişmez. Bu delege yapısıyla Atatürk gelse kurultay kazanılmaz’ dendi. İlk ben itiraz ettim. Dedim ki biz bu kurultayı, kurultay salonundaki delegelerle yapacağız ama o delegeleri memleketinden uğurlarken torunu ona bir şey söyleyecek. Evladı ona bir şey söyleyecek. Kızı ona bir şey söyleyecek. Eşi kapıdan yollarken ‘aman ha’ diyecek. O delegeyi, bizim berber ikna edecek dedim. O delegeyi, asansörde birlikte yukarı çıktığı 16 yaşındaki genç kız öğrenci ikna edecek dedim. O da delegeyi Ankara’da en son bindiği taksinin şoförü ikna edecek.”

Kaynak olarak ekle

“O KURULTAYIN NASIL KAZANILDIĞINI HEPİMİZ BİLİYORUZ”

“Biz kurultay salonuna girdik. Her şey kendi seyrinde akarken böyle yukarıdan, soldan, arkadan 3-5 belki 10 gencin bir sloganını duyduk. Sonra hani böyle saman alevi nasıl yayılır birden, bütün salona yayıldı, gün boyu susmadı, oylar kullanılırken dışarıdan aynı sesler geliyordu. O gün orada olanlar biliyor, gazeteci arkadaşlar biliyor, hepimiz biliyoruz. ‘Delege, sokağın sesini dinle’ diye bir slogan, 10 binlerce kişinin bir anda sahiplendiği bir hale geldi. Hani Tayyip Bey de çok merak ediyor ya kurultaya, onu dedi, bunu dedi ya. Sonra içeriden birilerinin bir takım meczupları, yalanları bilmem neleriyle bir tane kanıt olmadan kurultaya laf söylediler ya. O kurultayın nasıl kazanıldığını, sokak sokak, asansör asansör, berber berber, manav manav, taksi taksi, adım adım nasıl kazanıldığını biz hepimiz biliyoruz. Ve o sokağın sesini dinleyen delege, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bir kere bir şey yaptı. Bir partinin genel başkanını seçimle değiştirdi. Yok daha önce, örneği yok. Ve o gün işte bizim hikayemiz başladı.”