Özel sağlık sektöründe hasta sayısında azalmakla birlikte sistem yükü artıyor. Vatandaşın kamu hastanelerine erişme oranı eskilere göre çok artmış ve kolaylaşmış durumda.

Ancak nitelikli işlerde, komplikasyona meyilli durumlarda kamudan çok özel sektör tercih ediliyor. Bu da özel hastanelere maddi ve manevi aşırı yük oluşturuyor.

Örneğin; yoğun bakım, acil ve onkoloji gibi hizmetlerde, özellikle büyük şehirlerde bu zorluk daha fazla yaşanıyor.

Buradaki önemli bir handikap da bu bahsedilen işlerde SGK paylarının çok düşük olması, hastalardan fark ücreti alınmaması, enflasyonla birlikte özellikle bu işlerde artan maliyetler ile birlikte sürdürülemez hale geldi.

Burada sayılan çok özellikli ve hayati işlerde çok özel ve çok deneyimli uzman kişiler çalışıyor. Ne yazık ki bu kadar deneyimli kişilere ulaşmak zor olmaktadır. Bir diğer husus ise vatandaşın kamu hastanesinde göstermiş olduğu davranış ile özel sektördeki farklı olmaktadır, hastaların beklentileri çok fazla olmaktadır.

Kamu Hastanesi’nde bir hastaya muayene için belki 5 dakika bile süre verilmemektedir, özel hastanelerde ise bunun tam tersi çok fazla uzun süre ayırmak zorundasınız, bu da özel hastane üzerindeki yükü açıkça göstermektedir. Kamu hastanelerinde hem tanı hem de görüntüleme süreçlerinde yoğunluk nedeniyle hizmet akışının zorlandığı ifade ediliyor.

Özel Karataş Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı, Radyoloji Uzmanı ve sağlık yatırımları yöneticisi Dr. Ümit Derundere: “Sistem yükü yalnızca hasta sayısıyla ilgili değil” diyerek, özel hastanelerde yaşanan yoğunluğun sadece hasta sayısındaki artıştan kaynaklanmadığını, aynı zamanda sağlık sistemlerinin planlama kapasitesiyle doğrudan ilişkili olduğunu belirtiyor.

Kaynak olarak ekle

Derundere, kariyerinde Özel Karataş Hastanesi, Çankaya Tıp Merkezi ve Radyotek Görüntüleme Merkezi gibi sağlık kuruluşlarının kuruluş ve yönetim süreçlerinde aktif rol alarak, hem sağlık hizmeti hem de yatırım tarafında önemli deneyimler edindi.

Özellikle radyoloji ve tıbbi görüntüleme alanında Türkiye’de farklı şehirlerde hizmet veren sağlık altyapılarının kurulmasında görev alan Derundere, modern sağlık teknolojilerinin sisteme entegrasyonunun kritik olduğunu vurguluyor.

“Doğru planlanmayan sistemler yükü artırır”

Derundere’ye göre sağlık kurumlarında en büyük sorunlardan biri, büyümenin planlama ile paralel ilerlememesi. Özellikle MR, tomografi ve ileri görüntüleme hizmetlerinde artan talep, altyapı yetersizlikleriyle birleştiğinde sistemin yavaşlamasına neden olabiliyor.

İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde radyoloji uzmanlık eğitimi alan Derundere’nin hem klinik hem de yatırım tarafındaki tecrübesi nedeniyle görüşlerine yer verildiği ifade ediliyor.

 

Türk Radyoloji Derneği ve çeşitli sağlık organizasyonlarında da görev alan Derundere’ye göre özel hastanelerde sürdürülebilirlik, yalnızca bina yatırımıyla değil, doğru organizasyon ve teknoloji entegrasyonuyla mümkün hale geliyor.