CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, geçen hafta Türkiye A Milli Futbol Takımı'nın Kosova maçını izlemek üzere bu ülkeye gideceğini ancak Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik operasyon nedeniyle bu ziyareti ertelediğini belirterek, şunları kaydetti:

-Maalesef devamında da bu dönemdeki hiçbir sorunu olmayan beş yıl süreyle zaten sadece adaylık yapan ondan önceki ilçe belediye başkanlığı döneminde belediyede bir şey bulamayanlar 500 kişiyi dolandırmış, bir yalancı tanık iftiracının ifadelerine sadece dayanarak Mustafa Bozbey'e, ailesine haysiyet suikasti yaptılar. Dört günlük eziyetten sonra Mustafa Bozbey tutuklandı. Buradan fırsatçılıkla Bursalının vermediği yetkiyi Bursa'nın iradesine çökerek alıp, Bursa'nın belediye başkan vekilini kendilerinden belirleyecekler.

-Bursa'daki CHP belediyeciliğini kesintiye uğratıp kendi Bursa'nın illallah dediği, yıllardır yönettikleri, yüzde 30'ların altına düştükleri Bursa'da iki kişiden birinin seçtiği belediye başkanı yerine bir kuklayı, siyaset yoluyla, yargı yoluyla oraya konmuş birini koyup Bursa'nın iliğini kemiğini sömürmeye, israfa, ranta devam etmek isteyecekler. Ben hiçbir şey demiyorum. Diyeceğimi otobüsün üstünde söyledim. Bundan sonra sözü yakaladığı ilk sandıkta Bursalılar söyleyecek.

-Saldırılara karşı bir adım geri adımımız yoktur ama çalışma konusunda en ufak bir ataletimiz ya da mazeretimiz yoktur. Belediye başkanlarımız kendi görev alanlarında bütün o silkelemelere paranın yüzde 40'ının kesilmesine, kendinden önceki AKP'nin SGK'ya vergi dairesine taktığı borcun faizle ödenmelerine rağmen çalışmaya devam ediyorlar.

İlk ara kararla 18 masumun nihayet tutuksuz yargılama kararının alındığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi duruşmasının ilk dönemine göz atarak başlamak istiyorum. 19 Mart darbesinin üzerinden 384 gün geçti. Bir hırs uğruna 384 gündür kimsenin kazanmadığı 86 milyonun kaybettiği bir süreci yaşıyoruz. 384 gündür milletin huzuru da refahı da feda ediliyor. İddianameyi sekiz ay bekledik. Sekiz ay sonunda çıktı. Yargılamalar bir yıl sonunda başladı ve henüz 17'nci celsedeyiz.

-103 eylemdir gidiyoruz, İstanbul'un 39 ilçesinde seçmenin gözünün içine baka baka, Türkiye'nin her tarafında çıktığımız eylem toplantılarında il mitinglerinde milletin gözünün içine baka baka, öyle CHP'nin kalelerinde falan değil. Vallahi sonuçta bizim özgüvenimizin doğru olduğu Erdoğan'ın yanılttığı ortaya çıktı. Bir yanılttığı da Sayın Bahçeli'ydi. Sayın Bahçeli o kadar kuvvetli iddiaları görünce, biz yok öyle şey dedikçe, o savcıya güvendi, Erdoğan'a güvendi. Biz canlı yayın talep ediyoruz dedik, yapılsın dedi. 

-Erdoğan'a sordular o da savcıya güvendi, münasiptir dedi. Yargılama başladı. Bırakın canlı yayınlanmayı, gazetecileri bir de şöyle arka kutuda, köşede kibrit kutusu gibi bir yere sıkıştırıyorlar. Aileler bir başka yerde 'Aman içeride ne oluyorsa duyulmasın.' Ne oluyor biliyor musunuz?

-İçeride işin bir insani boyutu var. Gözaltına alındığı, tutuklandığı gün, annesinin karnına emanet evladının baba dediğini duyuyor orada İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin masum bürokratları. Ne oluyor biliyor musunuz? Çete deyip hepsi birlikte örgüt deyip dağıtılan Türkiye'nin dört bir yanına kadınlar geliyorlar ve orada birbirlerini tanıyorlar, birbirlerine sarılıyorlar. Türkiye'nin en büyük suç örgütü gibi anlatılan şeyde profesyonel olarak işe alınmış kişilerin birbirleriyle liyakat esaslı profesyonellik esaslı çalıştıkları çoğu zaman yüz yüze bile gelmedikleri birçoğunun birbirini tanımadıkları ortaya çıktı.

ARA SEÇİM AÇIKLAMASI

-Biz bunu söyledik ve dedik ki siyasi partileri gezeceğiz, Meclis Başkanı'na gideceğiz, onun yapacağı bir şey var ondan sonra biz de bir şey yapacağız. Hemen yandaş basın; bilgi hem eksik hem de işine öyle geldiğinden... Efendim Cumhuriyet Halk Partisi 22 tane milletvekili istifa ettirecek, sayıyı 30’a çıkaracak ama Erdoğan bu seçime izin vermez. Düşün, istifa ediyon istifayı kabul etmiyor o kadar korkuyor seçimden. Ara seçim yaptırmaz... Bunları tartıştılar tartıştılar tartıştılar. Biz durduk. Dün DEM’e gidince anlatacaktık, 12 kere daha anlatacağız.

-Dün Erdoğan çıkıyor diyor ki; 'Gündemimizde ara seçim de yok, erken seçim de yok.' Ve daha sonra biz DEM Parti'ye gittik konuştuk, orada anlattık şimdi de devam edecek. Net bir durum var ortada, net bir durum. Önce bir ara seçim yapılacak mı yapılmayacak mı görelim. O ara seçimin yapılması için 30 milletvekiline yani %5’in boşalmış olmasına ihtiyaç ilk 30 aydadır. O tartışma dönemi bitti. Şimdi ara seçimin kaçınılmaz olarak yapılacağı dönemdeyiz. Son bir yıl olursa yapamayız.

-Ha bu ara seçim 1960’dan beri yapıldı. 1960’dan beri bundan İnönü kaçmadı, Demirel kaçmadı, Ecevit kaçmadı, Özal kaçmadı, Erbakan kaçmadı; Erdoğan kaçacak. Ne diyorlar? E kardeşim ara seçim son zamanlarda yapılmıyor ya... Bir kere yapılmıyor, zira ilk dönemleri hariç milletvekili seçim yılını 4’e indirdiği için o özensizlik içinde de ilk 30 ay yapılmaz, son bir yıla bulmaz maddesi durduğu için arada bu kırmızı dönemde ara seçim yapılacak 5 ay kalıyordu. Karar alsan 3 ayda yapsan zaten bir manası kalmıyordu. E şimdi yine 5 yıla çıktı. O kısa dönemler bitti.

-Şimdi ara seçimin zamanı ve bu ara seçimin yapılacağı yerler belli. Ha, ara seçimin en geniş coğrafyada yapılmasını ister miyim? İsterim. Adımlar atar mıyım? Atarım. Ama sen bundan korktuğun için yani 'Ya Özgür Özel biz ara seçime gidince İstanbul’da, Bursa’da, Aydın’da, Adana’da, Antalya’da sandığı koyarsa; Adıyaman’da operasyon çektiğim şehirleri çok daha güçlü olarak kazanırsa, milletin darbeye tepki verdiği görülürse, bir de Türkiye’nin %70’inde 1. parti olup farkı bana 8 puan atarsa nasıl oturacağım o koltukta?' diye bakıyorsun.

-Ama başka bir yere bakacağız şimdi. Günün en keyifli yerine geldik: Anayasa Madde 78; TBMM üyeliklerinde boşalma olması halinde ara seçime gidilir. Anayasa. Ara seçim her seçim döneminde bir defa yapılır. Anayasa. Yapılabilir demiyor, yapılır. Genel seçimden 30 ay geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak boşalan üyeliklerin sayısı üye tamsayısının %5’ini bulursa ara seçim 3 ay içinde yapılır. Yani o %5 ve 30, olağanüstü ara seçim. 'Hiç beklemeden 30 kişi boşalmış parlamentodan, ne bekleyeceksin 30 ay' diyor. Hemen yap. Ama zorunlu ara seçim dönemde bir kere ve bu üyeliklerde boşalma olduğu halinde gidilir. Sorumluluk kimin? Bütün Meclis'in. Başta Meclis Başkanı.

-Şimdi dün DEM Parti'ye gittik durumu anlattık, DEM Parti dedi ki 'Ara seçim talebi meşrudur, anayasaldır, destekliyor.' Öyle şunu istifa ettireceğiz bunu istifa ettireceğiz, onlar ilk 30 ayda lazımdı. Ha şunu söyleyeyim; ara seçim iradesi ortaya çıksın, örneğin hiç seçilmeyecek yerden Şanlıurfa’dan Mahmut Tanal ilk sabah başvurdu; 'İstifa edeyim, kararlılığımızı gösterelim.' Teker teker... Nereden kimin istifa ettirileceği, ettirilip ettirilmeyeceği her partinin kendi işi. MHP de belki gücünü Osmaniye’de sınamak ister oradan istifa ettirir. Tayyip Bey en güçlü olduğu yerlerden ettirir, ettirir ya da ettirmez. Ama ara seçim yapılacak. Tayyip Bey dün ne dedi? 'Ay ara seçim yapmayacağız.' Anayasa diyor yapılır, Tayyip Bey

-Hani anayasaya uymayacaktı? Peki anayasa madde 78 mi? Bir madde geri gidiyorum, bir madde geriye gidiyorum. Anayasa 78 'yapılır' derken, 'yapılmaz' diyene soruyorum; 77 ne diyor?

'Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri beş yılda bir yapılır. Birinci turda gerekli oy alınamazsa ikinci oylama yapılır.'

-Beyefendi, sen anayasa burada 'yapılır' deyince 'yapmayacağım' diyorsan, burada 'yapılır' deyince beş yıl sonunda o seçimler nasıl olacak? Beş yılda bir yapılır denen Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak, milletvekilliği seçimi yapılacak; orada şüphe yok, burada mı şüphe var? Burada şüphe yok. Buradan bütün basın mensuplarına söylüyorum, bilhassa havuz medyasına söylüyorum; tartışacaksanız doğru yerden tartışın.

-Anayasada 'yapılır' diyen bir seçim; Cumhurbaşkanı korkuyor diye, Tayyip Bey 'Kastamonu’da belediye gitti şimdi ikinci bir yenilgi' diye, 'Afyon’da CHP %50 oy aldı nasıl gideyim seçime' diye, 'Hatay’da seçilmiş adam var onu getirip yemin mi ettireceğiz bir daha seçime mi sokturacağız, bir daha gireceğim derse aday olamazsın vekilsin diyeceğiz, seçime sokmazsak nasıl getireceğiz... Yaşar ne yaşar ne yaşamaz mısınız diyeceğiz Can Atalay’a mesela.' Bu soruların cevabını bu ülkeyi yönetenler veremez hale gelmiş.

Murat Kurum istifa etti İstanbul 1, Sırrı Süreyya rahmetli oldu İstanbul 1. İstanbul 1 diyor ki; 'boşalan ikinin yerine milletvekili getir, benim milletimin vekilini getir.'

Soruyorum ya, soruyorum; Tunceli'de bir milletvekili var, boşalsa 90 gün sonra seçim, boş kalamaz çünkü seçen seçmiş. E Artvin'de iki var, boşalsa seçmenin yarısının seçtiği yok, senin keyfine nasıl kalabilir? Geçmiş dönemde kısaltıp da kendi yaptığın yanlıştan yapılamayan ara seçimi bu dönemde kaçıramazsın.

-Buradan iddiam şudur: Bu ara seçim yapılacak! Yapılmasına görevi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı da görevini yapacak, komisyon da yapacak, genel kurul da yapacak. Ya da AK Parti; ara seçimden kaçan, sandıktan korkan; Afyon’un, Kastamonu’nun, İstanbul’un, Kocaeli’nin, Hatay’ın karşısına çıkamayan, milletten kaçan korkaklar olarak tarihe geçecek! Hodri meydan! Haydi bakalım!

-Bu ara seçim, bu ara seçim erken seçimi getirecek! Bu ara seçim ya yapılacak ya korkaklar tarihe yazılacak! Hodri meydan!"