CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sözlerine Erzincan'daki maden faciası ile başlayan Özel, Cumhur İttifakı'nın İstanbul adayı Murat Kurum'un buradaki sorumluluğuna işaret etti.

Ekonomiye dair eleştirilerinde Kur Korumalı Mevduat ve geçiş garantili Kamu Özel İş birliği projelerinin bütçeye etkisini değindi. Ağırlıklı olarak yerel seçim gündemini değerlendiren Özel, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik skandal sözleri nedeniyle her kesimden tepki gören eski Refah Partili Şevki Yılmaz'a "Bir tane foseptik kamyonu bulacaksınız, onunla layık olduğu yere koyacaksınız" ifadesiyle seslendi. Özel, şunları söyledi: 


Fotoğraflar: Zekeriya ALBAYRAK / SÖZCÜ

İLİÇ MADEN FACİASI 

- İliç meselesi aslında normal şartlarda, herhangi bir demokraside turnusol kağıdı gibidir. Ve bu yaşandığında iktidarın öyle özeleştiri yapması, yapmıyorlar ama, özeleştiri yapması da onları kurtaramaz. Dilemiyorlar ama özür de onları kurtaramaz. Değil bir bakan, başka bir ülkede olsa başbakan, cumhurbaşkanı istifa etse ancak yeridir. 

- Yıllarca hain dedikleri o çevre mühendisleri odaları, çevreciler, CHP'liler hep tehlikeye dikkat çekti. Siyanür sızıntısı oldu, madeni göstermelik durdurdular. 16 milyon 440 bin TL ceza kestiler. Bu ceza kesildi, aylar sonra Meclis'te vergi affı getirdiler bu şirket de yararlandı. Affedilen vergi 222 milyon lira. Erdoğan, onun haberi olmadan 2 milyon lira Türkiye'de el değiştiremez. Küçük bir izni sonra büyütüyorlar, 4-5 kat. Raporun altında bir imza var: Bakan Murat Kurum. Sorumluluğu hiç üstüne almıyor. 

- Bahçeli diyor ki 'Kurum görevini yapmıştır, sorumluluk imza atanlardadır.' Bakın ne diyor. 'Bakan adına...' İmzayı bakan adına genel müdür atıyor. Bahçeli, Kurum'un sorumlu olmadığını söylüyor. Oysa, belge tek sorumlunun Kurum olduğunu söylüyor. Ben bunu sizin vicdanınıza havale ediyorum. 

- Madende devletin hakkı yüzde ikiye düştü. Altın fiyatı düşerse devletin payı da düşüyor. 

EKONOMİ

- (Ekonomi) Şimdiki yönetim geçmişe irrasyonel diyor. Birtakım gruplar... Teşvik diye aldıkları kredilerle ayrıcaklıklı bir zümre oluştu. Dolara sarılan bunlara, şunu söylediler. 'Siz paranızı TL'de tutun, dolar 25'e gitmesin biz size kur koruması sağlayalım...' Farkı aldılar mı? 200 milyar lirayı aldılar. Kim ödedi? Garibanlar, işçiler, emekliler... 

1 NİSAN SONRASI ACI REÇETE 

- TL'ye güvenmeyenlerin şantajına 'Siz durun garibanlardan alır size veririz' dediler. 1 Nisan sonrası acı reçete konuşuluyor. Bütün ekonomistler kemerlerin sıkılacağını, milletin gırtlağına çöküleceğini, acı ilacın içileceğini ve yabancı yatırımcılar için yeni fırsatların oluşacağını konuşuyor.

- 31 Mart akşamının bambaşka bir önemi daha var. Eğer bu iktidar gücüne güç katacak olursa ya da bir hezimetle cezanlandırılmazsa, bu hükümete bir sarı kart gösterilmezse 1 Nisan'dan sonrası felakettir. İlk mesaj 31 Mart'ta verilirse herkes ayağını denk alacak. Son silahınız, çareniz, gücünüz 31 Mart seçimleridir. Bunu gösterin, sizi buna davet ediyorum...   

"KORKU EDEBİYATI SEÇİMİ ETKİLEDİ"

- Yaptıklarının vatandaşa maliyeti yokmuş gibi övünüyorlar. İyi işleri AKP, kötü işleri devlet yapıyor... 

- Bayrağı indirecekler, ezanı susturacaklar... Korku edebiyatıyla, yüzde 51.5'a-48.5 ile yoksul vatandaşın oylarını aldılar. 'Tehlike büyük açlığa katlan, pusulayı katla, halledeceğiz...' İnanan oldu, inanmayan oldu ama bu seçimi etkiledi. 

- İmamların yüzde 90'ı 'Bu ülkede liyakat yok torpil var' diyor. Sözün bittiği yerdeyiz. 'Ezanı durduracaklar ey gariban oyunu bana ver' diyenleri, bunun nasıl bir sömürü olduğunu anlatmak hepimizin görevidir. Diyanet-Sen araştırmasına göre personelin yüzde 45'i yoksullaştığını söylüyor. Ezanı susturur dediği CHP, ezanı okuyan müezzinin hakkını savunmaya, nöbet tutan uzman çavuşun hakkını savunmaya, bayrak için can verecek milliyetçiliği göstermeye her zaman hazır.   

AKŞENER'E İKİ KELİMELİK YANIT

- Açıklamalarını dikkatle takip ettim. Ona karşı vereceğim cevap çok sert ve iki kelime. Canı sağ olsun.

(Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ve Yavaş'ı işaret ederek) - Liyakatlerine kefiliz, verdiğimiz her oy helal olsun. Millete faydası olmayan hiçbir tartışmanın içinde olmayacağız. Laf bize muhalefetten geliyorsa cevabımız 'Canınız sağ olsun.'

EROĞAN'IN MUHALİF SEÇMENE ÇAĞRISI 

- Erdoğan, muhalefete ayna tutuyor, CHP seçmenine sesleniyormuş... 'Gelin AKP'de birleşin' diyor. Biz, geçen seneye kadar terörist değil miydik? Hain değil miydik? Erkeklerimiz çürük, kadınlarımız sürtük değil miydi? Bu ne yüzsüzlük be kardeşim. 

- Sen değil miydin 'Bakın Hatay mahzun kalmadı mı?' diyen. Karşında enayi var mı?   

ŞEVKİ YILMAZ'A ÇOK SERT TEPKİ

- Şevki Yılmaz gibi bir çukura, seviyesine inmeye utanacağımız birisine... -Onunla normal mücadele edemezsiniz- Bir tane foseptik kamyonu bulacaksınız, onunla layık olduğu yere koyacaksınız. Bu Şevket Yılmaz sordu diye değil ama milletin önünde bir hatırlatma yapalım.

- Birileri çok sevdiği bir soydan geliyor olabilir. Biz 'Geldikleri gibi gidecekler' diyenlerin soyundan geliyoruz. Şevki Yılmaz, Yıldız Sarayı'nın arka bahçesinden İngiliz zırhlısıyla kaçanların soyundan geliyor, biz onları denize dökenlerin... Bu ülkede Şevki Yılmazlar bir avuçtur biz bütün Türkiyeyiz. 

HATAY'DAKİ ADAY BELİRLEME SÜRECİ

- (Protestolar) Biz oradaki mesajı aldık. Sayın Savaş dedi ki 'Ben reklam filiminde oynamayayım.' Anlayışla karşıladık. Lansman toplantısında da olmadı. Ertesi gün genel merkezde toplandık. Önümüze bütük anketleri, ilçe adayları, ilçe başkanlarımız 40 kişi oturduk. Bütün anketler, ihtimaller değerlendirildi. Örgütümüzün talepleri doğrultusunda dün gece saat 03:00'e gelirken CHP olarak bütün özeleştiriyi yaparak, Hatay'da yola Lütfü Savaş ile yola devam etmeye karar verdik. Hatay AKP'nin eline geçerse ne olacağı belli. 

CHP'LİLERE İÇ ÇEKİŞME UYARISI 

- Bugün seçim takviminde önemli bir gün. Aday listeleri veriliyor. Konuşamayan bir parti var. Korkunun egemen olduğu, bir kelime eleştirinin yapılamadığı bir yeri kimse örnek almasın, kutsamasın. Saat 17.00'ye kadar tartıştık, konuştuk. Hakkı yenmiş olanlar olabilir. Helallik istedik. 17.01'den itibaren tartışmanın değil hep birlikte çalışmanın, Erdoğan'ı yenmenin vaktidir. 

"SÖYLENENLERE SÜNGER ÇEKİYORUZ"

- Bundan önce söylenene sünger çekiyoruz. Yarından itibaren -bu partinin üyeleri- hepimizin görevi Erdoğan'a, Bahçeli'ye, çevreye, kente, garibana, işçiye düşman bu anlayışa karşı halkın partisinin üyelerini büyük bir mücaledeye davet ediyorum. 31 Mart 2019'da bizimle olan iyi insanlar bir yere gitmediler. Muhafazakar demokrat, milliyetçi demokratlar yine burada. Bütün itiraz saraya ve MHP'ye... Türkiye'nin Cumhuriyetçileri, Atatürkçüleri, yalandan-haramdan korkan herkesi Türkiye İttifakı'nda buluşmaya davet ediyorum.

- Cumhur İttifakı'nın koyu gri rengine karşı Türkiye İttifakı'nın rengi kırmızı ve beyazdır. Milli Takım gol atınca gol atınca kim ayağa kalkıyorsa onlardan oy istiyoruz. Bu seçimleri Türkiye İttifakı kazanacak. Gidin ve bu seçimi kazanın, hepinize güveniyorum.