Yeni Parti lideri Özgür Özel, 28. dönem 5. yasama yılının ilk grup toplantısında kürsüye çıktı. Yaz döneminde yaşanan siyasi gelişmeleri ve partisinin maruz kaldığı süreci "yargı darbesi" olarak tanımlayan Özel, Atatürk'ün mirasını omuzlayarak kurdukları Yeni Parti'nin sahadaki çalışmalarını aktardı. İktidara yönelik sert eleştirilerde bulunan Özel'in hedefinde, parti içi demokrasi adımları, meclis açılışındaki gerilim ve "asrın soygunu" olarak adlandırdığı dev fon skandalı vardı.
MECLİS AÇILIŞINDAKİ BOYKOTUN PERDE ARKASI
1 Ekim'deki meclis açılışında, bir siyasi parti genel başkanının kürsüye çıkmasıyla salonu terk etmelerine yönelik eleştirilere de yanıt veren Özel, boykotun gerekçesi olarak kayyum politikalarını ve siyasi baskıları gösterdi. Ana muhalefetin kazandığı belediyelere kayyum atanmasını ve rakiplerin hapse atılmasını sert bir dille eleştiren Özel, "Şantajla, tehditle, rüşvetle belediye başkanlarını saflarına katanların neyini dinleyeceğiz? Bundan sonra ne ekerseniz onu biçeceksiniz" sözleriyle iktidara yüklendi.
"800 MİLYAR LİRALIK ASRIN VURGUNU"
Konuşmasının en çarpıcı bölümünü ekonomiye ve son günlerde gündemden düşmeyen fon skandalına ayıran Özel, 455 bin tekil yatırımcının ve toplamda 5 milyona yakın kişinin bu sistemden zarar gördüğünü iddia etti. 800 milyar liralık bir "vurgun çarkı" kurulduğunu öne süren Özel, bürokratların, bakan yardımcılarının ve Cumhurbaşkanlığı yetkililerinin bu sistemin tam göbeğinde yer aldığını savundu.
"DÜNYANIN EN BÜYÜK ÇAMAŞIR MAKİNESİ"
Eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın 163 milyon liralık yatırımla 5 ayda 2.2 milyar TL (367 ev parası) kazanç elde ettiğini iddia eden Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu durumu "nefsine yenik düştü" şeklinde değerlendirmesine tepki gösterdi.
Söz konusu fon sistemini bir kara para aklama merkezine benzeten Özel, FETÖ ve İBB borsasının kirli paralarının bu sistemde yıkandığını belirtti. "Tera" ve "Yavuz" çamaşır makinesi benzetmesini kullanan Özel, sorumluların yakında milletin adaletiyle yüzleşeceğini ifade etti. Skandalda adı geçen eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın yalnız olmadığını belirten Özel, sisteme dahil olan isimlerin her geçen gün birer birer ortaya döküldüğünü vurguladı.
JET HIZIYLA KALKAN TEDBİR KARARI
Yargıdaki çifte standarda tepki gösteren Özgür Özel, AKP'li Hayati Yazıcı'nın oğlunun mal varlığına konulan tedbirin sadece 1 saat içinde kaldırıldığını iddia etti. Bu durumu muhalefet cephesinde yaşananlarla kıyaslayan Özel, tutuklu belediye başkanlarının ailelerinin 3 kuşaklık şirketlerine konan tedbirlerin 18 aydır kaldırılmadığını hatırlatarak, "İtirafçı olmayanın yedi sülalesine zulmediyorlar. Hukuk varsa herkese eşit uygulansın" çağrısında bulundu.
"TÜRKİYE YÜZYILI DEĞİL, YÜZYILIN SOYGUNU"
Türkiye Yüzyılı kampanyasının mimarlarından olan ve iki dönem AKP milletvekilliği yapan Ertan Aydın'a getirilen yurt dışı çıkış yasağına da değinen Özel, yetkililerin açacağı bir "etkin pişmanlık" ya da "tövbe hesabı" ile bu isimlerin kurtarılmaya çalışıldığını öne sürdü. İktidarın politikalarını eleştiren Özel, "Türkiye Yüzyılı dediler, yüzyılın soygununu yaptılar. Bundan sonra o yazıyı gören bu soygunu hatırlasın" ifadelerini kullandı.
20 MİLYAR LİRA: TAM 3 BİN 333 DAİRE PARASI
Özel'in açıklamalarındaki en çarpıcı iddia ise skandala karışan yeni bir isimdi. AKP'li bürokrat Osman Arıkan Nacar ve şirketi üzerinden fondan tam 20 milyar lira çekildiğini iddia eden Özel, bu rakamın Fatma Betül Sayan Kaya'nın iddia edilen kazancının tam 10 katı olduğunu belirtti. Rakamın büyüklüğünü vatandaşın daha net anlayabilmesi için örneklendiren Özel, "Buradan vurulan para tam 3 bin 333 apartman dairesi parasıdır" dedi.
AKP SÖZCÜSÜ ÖMER ÇELİK'İN TATİL ARKADAŞI
Özel, skandalın siyasi ayaklarına dair yeni iddialar gündeme gelirken, fondan 20 milyar lira para çektiği öne sürülen Osman Arıkan Nacar'ın AKP Sözcüsü Ömer Çelik ile yakın ilişkisine dikkat çekti. Nacar'ın henüz 15 gün önce Ömer Çelik ile Bodrum'da baş başa tatil yaptığını belirten Özel, muhalefet isimleri tek tek deşifre edene kadar iktidar kanadından herhangi bir adım atılmadığını savundu. Özel; Fatma Betül Sayan Kaya, Ertan Aydın ve Hayati Yazıcı'nın oğlunun ardından bu iddialar karşısında Ömer Çelik'in de sessizliğe büründüğünü ifade ederek, iktidarı "temizliğe kendi yakın çevresinden başlamaya" çağırdı.
SIFIR ÇALIŞANLI ŞİRKET VE BİNBİN BAĞLANTISI
Fon operasyonunun ilk dalgasında gözaltına alınan ancak savcılık tarafından serbest bırakılan Lydia Holding Yönetim Kurulu Başkanı Enver Çevik ve Buls Yatırım'ın gizli sahibi olduğunu iddia eden Özel, Kemal Akkaya'nın durumuna işaret etti. Serbest bırakılan bu isimleri "tutuklanamayacak kadar büyük lokmalar var" diyerek anlatan Özel, söz konusu şirketlerin şehir içi scooter kiralama hizmeti sunan 'BinBin' (Bin Yatırımlar Holding) markasıyla doğrudan bağlantılı olduğunu iddia etti.
Özel şöyle devam etti:
"Peki BinBin var ya BinBin? 'Bin'den geliyor; BinBin. Sahibinin adı Usame. Ve bu genç yatırımcı Erdoğan'ın kardeşi Mustafa Erdoğan'ın oğlu Usame Erdoğan!
Şimdi... Yani BinBin'i halka arz eden firma Bulls Yatırım. Ortağı firma Lidya Yatırım, Lidya Holding. Lidya, Bulls, BinBin doğrudan bağlantıda ve ortaklar. Ve Lidya Holding hakkında şu bilgiye herkes çok şaşırmıştı: Gerçeğe aykırı olarak borsada aşırı yükselen şirketler konuşulurken, Lidya Holding'in kaç kat değer kazandığı görülünce 'Ne iş yapıyor?' diye bakılmıştı; çalışan sayısı kaçtı? Sıfır! Hiç çalışanı yok.
Ve sıfır çalışanlı bu Lidya Holding'in içinde olduğu Usame Erdoğan'ın —yani Usame Erdoğan, Tayyip Bey'e 'amca' diyor, öz amcası; kardeşinin oğlu Usame Erdoğan'ın— BinBin hissesi işler yolundayken Nisan 2024'te 200 lira! Rekorlar kırmış, para yatıran kazanmış, herkese 'Koşun, koşun' demişler, 'Usame'nin şirkete koşun. Mustafa Erdoğan'ın oğlu zarar mı eder? Paraları koyun.' Herkes koymuş, işi bilenler çekilmiş. Bugün 200 lira koyan zavallının hissesi 47 liradan işlem görüyor, parayı vuranlar kenarda oturuyorlar."
"DEPREMİN MALİYETİ 100 MİLYAR SOYGUNUN FATURASI 90 MİLYAR DOLAR"
Özel, söz konusu fon skandalının ve borsadaki hareketliliklerin ekonomiye olan ağır faturasını çarpıcı rakamlarla ortaya koydu. Borsadaki kaybın 3,5 trilyon lira, tasfiye edilen fonlardaki tutarın ise 800 milyar lira olduğunu belirten Özel, bu "saadet zincirinin" ekonomiye doğrudan maliyetinin 90 milyar doları bulduğunu iddia etti. 11 ili etkileyen büyük deprem felaketinin maliyetinin devlet tarafından 100 milyar dolar olarak açıklandığını hatırlatan Özel, fon vurgununun boyutunun depremin yarattığı tahribatın yüzde 90'ına denk geldiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sürecin başındaki "Ucu kime dokunursa dokunsun gideceğiz" söyleminden vazgeçerek yaşananları "iktisadi güvenliğe sabotaj" olarak nitelendirmesi de sert bir dille eleştirildi.