CHP lideri Özgür Özel partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Özel'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Cumhurbaşkanı hükümet sistemine geçtikten sonra keyfiliğin arttığı, kurumların hiçe sayıldığı, en önemli kurumlardan olan Meclis'in dahi sesinin kısıldığı bir sürecin içinde. büyük bir gerileme yaşadık. Hem politik, hem ekonomik olarak...Bu iktidar nasıl bir iktidardır diye soran olursa, şöyle dersiniz: Bu iktidar halkın ekmeğini küçülten bir iktidardır. Eskiden ekonomik krizler yaşandığı yıllarda anılırdı, şimdi yılı yok çünkü bitmek bilmiyor.
Kronik çoklu kriz ortamındayız. İran savaşına da hazırlıksız yakalandık. Yoksullukta, yüksek enflasyonda, işsizlikte, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz. Hukukta da adaletsiz bir iktidarla muhatabız. Bu yönetim ekonomiye en ağır zararın verildiği 19 Mart darbesinin sonuçlarıyla yüzleşmekten kaçıyor ama dünyadan da bunu gizleyemiyor. Mehmet Şimşek, slaytlarla 1 Mart'ta yaptığı sunumda diyor ki 19 Mart'a çoklu şoklar dönemi.Bu iktidar nasıl bir iktidardır diye soran olursa, şöyle dersiniz: Bu iktidar halkın ekmeğini küçülten bir iktidardır.Milletin yoksullaşmasına neden olan Erdoğan'ın İmamoğlu'ndan ve CHP'den korkmasıdır... Bunun altını çizebiliriz.

Geçtiğimiz gün arkadaşlar bir veresiye defteri getirdi. Okuldaki veresiye defteri.. Bu veresiye defterlerinde 15 liralık çay, iki poğaça görüyorsunuz. Dayanmak zor ama yarım kaşarlı görüyorsunuz... Bu ülkenin kantinlerinde bu ülkenin evlatlarına bir kaşarlı tost alamayana yarım kaşarlı tost verildiğini, onun da veresiyeye kaydedildiğini görüyorsunuz. Evlatlarımızı veresiye defterlerine düşürenleri, kendi sefalarını sürenleri bu milletin elinden hiçbir şey kurtaramayacak... Bu ülkenin kantinlerinde yoksulluktan yarım kaşarlı tost satılıyor, küçücük çocukları veresiye defterleriyle tanıştıranlara yazıklar olsun.
Yüksek gıda enflasyonunda, dünyada 3'üncüyüz. Sayın Babacan da başka bir bilgiyi hatırlattı. Pandemide dünyada gıda enflasyonu oldu ve dünyadaki gıda ortalaması yüzde 45, Türkiye'de ise pandemiden bu yana 5 yılda gıda enflasyonu yüzde 850 artmış olduğunu söyledi. İran savaşta, Güney Sudan da iç savaşta, sonra da Türkiye sıralamada sondan üçüncü geliyor.
Çiftçiye 2 milyar TL destekleme veriliyor bunun 320 katını, 640 milyar TL'yi ise hükümet faize veriyor. Bankadan para çekene uygulanan bileşik faiz yüzde 95 durumunda. Artık vatandaşın, borcu borçla çekinmesinin mümkün olmadığı, sanki sanal kumar çetelerinin arasına düşmüş bir durumda olduğunu söylememiz gerekir.
"BİR SİYASİ AHLAK YASASI GETİRECEĞİZ"
12 partiyle yaptığımız görüşmenin en önemli kısmı, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizdi. İran ile ilgili kısa, orta ve uzun vadeli olarak ne yapılması gerektiğini konuştu. Ekonominin çıkış noktasında önemli görüşmelerimiz oldu.
"MELİH GÖKÇEK YARGILANMADAN BAŞKA BELEDİYE BAŞKANLARI YARGILANAMAZ"
Bir atasözümüz var mesela, Melih Gökçek yargılanmadan hiçbir belediye başkanı yargılanamaz. Siyasi ahlakta karnesi en kırık olan partinin herkese ahkâm kesmesi insanı acı acı gülümsetiyor.
Geldiğimiz noktada belediye meclis üyelerinin, milletvekillerinin bakanların, Cumhurbaşkanının, bürokrasinin içindeki herkesin mal varlığını bildirmesi gerektiği konusunda mutabakata vardık. Bir siyasi ahlak yasasını getireceğiz yutkunanlara, Adalet ve Kalkınma Partisi'ne hodri meydan diyeceğiz.
AKP'Lİ SİYASETÇİLERE ÇAĞRI YAPTI
Bu ülkede hukukun üstünlüğü olacak mı olmayacak mı, bu konuda rekabet olmaz. Yargıyı kullananlara karşı ortak mücadele edilmelidir. Biz iktidar olunca, kimsenin ele geçiremeyeceği bir yargı, medyanın hayata geçirilmesini gerçekleştireceğiz. Birisinin, Tayyip Erdoğan'ın karşısına geçip neden topu kesiyoruz demesi gerekir. Kaybettiğinde topu alıp kaçanlardan olmamalıyız diyebilmelidir. Ya atanmışların ve hanedanların yanında bu ayıba ortak olacaksınız ya da otokrasiye karşı demokrasi için bizim yanımızda olacaksınız.
Anayasa malın, canın, namusun ve birlikte yaşamanın güvencesidir. Hepimizin borçlu olduğu bu Anayasa'nın altında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün imzası var. Toplum sözleşmesidir bu. Daha iyisini istersek hep birlikte yaparız. Ben bu sayfasına inanmıyorum. Ben bu sayfayı istemiyorum dersen, Anayasal düzen gitti mi her şey gider. AYM bağlayıcılığını kabul etmeyip öbür sayfadan güç alamazsın.
AYM, Can Atalay'ı, Tayfun Kahraman'ı, Kavala'yı, Selahattin Demirtaş'ı bırak demiş. Anayasayı tanımama krizi yaşıyoruz. Millet sesini duyurmak istiyor. Erken seçim diyoruz, yokuz biz diyorlar. 5 yıl boyunca her şeyi ben yapacağım, ben karar vereceğim diyor.

"BU TAPULARI SORGULAYINCA BENİM DEDĞİM ÇIKMIYOR MU?"
ID numaralı olan 16 tapu var, bu taşınmazların hangi tarihte Adalet Bakanı'nın üzerinde olduğu görülebilir. Bu açıklamayı yapalı 1 ay oluyor, hiçbirine yanıt yok, bir tek "Erdoğan'dan talimat var, Özel'e yanıt verme" diye... Buradan bir kez daha soruyorum, bu millete karşı nasıl susuyorsunuz, bu tapuları sorgulayınca benim söylediğim çıkmıyor mu?
Bu açıklamamın üzerinden 1 ay geçiyor, o günden bu güne 'Özgür Özel yalan söylüyor, bu tapular hiç olmamış' diyen yok. 20. kez soruyorum Murat Kurum'a: Bu ID'leri girdiğinizde karşınıza çıkanlar benim anlattığım gerçekler mi, değil mi?
Bu tapular, inanılmaz malvarlığı, eşte dosttaki mal-mülk izah edilemezken, Çayyolu ya da İstanbul'daki bazı avukat bürolarının da ne halde olduğu hem bizce hem Erdoğan'ca bilinirken birileri Adalet Bakanlığı'nda kendine kabul yaratmaya çalışıyor ve çok büyük bir yanlışa imza atıyor."