Başkalarının kendileri hakkında ne düşündüğünü fazla önemsemeyen insanlar, hayatlarını başkalarının beklentilerine göre şekillendirmek yerine kendi doğruları doğrultusunda yaşamayı tercih ediyor. Birilerinin hayatlarında bir eksik gördüğünü düşünerek kaygılanmamak ve sırf başkaları istiyor diye değişime gitmemek, güçlü bir özgüven göstergesi olarak değerlendiriliyor.
YourTango'da yayımlanan bir makalede, çevresindekilerin düşüncelerini fazla önemsemeyen insanların sık kullandığı 7 ifadeye yer verildi. Bu ifadelerin, kişinin kendi sınırlarını ve düşüncelerini korumasıyla yakından ilişkili olduğu belirtildi.
1. Gerçekte ne demek istediğimi biliyorum.
Başkalarının düşüncelerinden kolayca etkilenmeyen kişiler, genellikle kendi kararlarına ve düşüncelerine daha fazla güveniyor. Bu kişiler için başkalarının kendileri hakkındaki değerlendirmelerinden ziyade, kendi ne düşündüklerini ve ne hissettiklerini bilmek daha önemli olabiliyor.
2. Herkesin kendi fikrine sahip olma hakkı vardır.
Başkalarının görüşlerini fazla önemsemeyen kişiler, farklı düşüncelere karşı daha anlayışlı yaklaşabiliyor. Kendileri bir konuda farklı düşündüklerinde başkalarının bunu kabul etmesini bekledikleri gibi, karşılarındaki kişinin de kendi fikrine sahip olma hakkı olduğunu kabul ediyorlar.
3. Olayları kişisel algılamam.
Özgüveni düşük kişiler, çevresinden gelen en küçük eleştiriyi veya yorumu dahi kendilerine yönelik bir saldırı olarak değerlendirebiliyor. Oysa başkalarının bakış açısının her zaman kişisel bir saldırı anlamına gelmediğini fark etmek, gereksiz şekilde savunmaya geçmenin önüne geçebiliyor.
4. Herkes beni sevmeyebilir.
Herkes tarafından beğenilme isteği, bazı insanların kendi ihtiyaçlarını geri plana atmasına neden olabiliyor. Başkalarının düşüncelerini fazla önemsemeyen kişiler ise herkesin sevgisini ve onayını kazanmanın mümkün olmadığını kabul ediyor. Kendilerini sürekli başkalarının beklentilerine göre değiştirmek yerine, oldukları haliyle var olmayı tercih ediyorlar.
5. Onlar için kendimi değiştirmeyeceğim.
İnsanlar, bulundukları çevreye uyum sağlamak amacıyla zaman zaman farkında olmadan davranışlarını değiştirebiliyor. Fakat başkalarının beklentilerine göre hareket etmeyen kişiler, kendi karakterlerinden ve değerlerinden uzaklaşmamaya çalışıyor. Makalede de bu kişilerin, çevresindekiler rahat etsin diye farklı bir role bürünmeye yanaşmadığı ifade ediliyor.
6. Aslında o kadar da ciddi değil.
Hayattaki her durumu fazlasıyla ciddiye almak, kişinin gereğinden fazla stres yaşamasına ve olumsuz düşüncelere kapılmasına neden olabiliyor. Başkalarının kendileri hakkında ne düşündüğünü önemsemeyen kişiler ise her olayı büyük bir sorun haline getirmek yerine, bazı durumları olduğu haliyle kabullenmeyi tercih ediyor.
7. Buna katlanmak zorundayım.
Başkalarının ne düşündüğünü fazla önemsemeyen kişiler, çevrelerindeki insanların kendileri hakkındaki düşüncelerinin hayatlarını belirlemesine izin vermiyor. Herkes tarafından sevilmenin mümkün olmadığını kabul ederek kendilerini oldukları gibi benimsemeye yöneliyorlar. Bu yaklaşımın, kişinin üzerindeki sosyal baskıyı azaltarak kendisini daha rahat hissetmesine yardımcı olabileceği belirtiliyor.