Birleşik Arap Emirlikleri'nin gözde kenti Dubai, denizin ortasına inşa ettiği devasa yapay ada Palm Jumeirah ile dünyanın en karmaşık mühendislik projelerinden birine imza attı.
2001 yılında deniz tabanından çıkarılan kireçtaşı kumu ve milyonlarca ton kayanın doldurulmasıyla başlayan proje, Dubai’ye yaklaşık 70 kilometrelik yeni bir sahil şeridi kazandırdı.
Uzaydan dahi görülebilen gövdesi ve 17 yaprağıyla bir palmiye ağacını andıran ada, karadan ve denizden görünmeyen yüksek teknolojik sistemlerle hayata geçirildi.
Adanın inşasında 100 milyon metreküp kum ve 7 milyon ton devasa kaya parçaları kullanılırken, palmiyenin hassas kıvrımları uydulardan alınan özel GPS yönlendirmeleriyle santimetrelik hassasiyetle denize döküldü.
ADA ÇÖKMESİN DİYE KUMLARI SIKIŞTIRDILAR
Adanın çökmesini önlemek için kum sıkıştırma teknikleri uygulanırken, şiddetli fırtınalara ve yüksek dalgalara karşı adayı korumak adına çevresine 11 kilometre uzunluğunda devasa bir dalgakıran bent çekildi. Dalgakıranın iç denizdeki su sirkülasyonunu engellemesi üzerine mühendisler, 150 metrelik iki su geçiş kanalı açarak deniz suyunun iki haftada bir doğal olarak yenilenmesini sağladı.
ADADA MESAİ BİTMİYOR
Tamamlanmasının üzerinden 20 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen devasa adadaki mühendislik mesaisi hiç bitmiyor. Doğal deniz akıntıları ve erozyon nedeniyle kıyıları sürekli kum kaybeden adada, en son 2022-2023 yılları arasında 55 kilometrelik sahil şeridine 1,5 milyon metreküp ilave deniz kumu takviye edildi.
Suyun altında kalan tonlarca ağırlıktaki kayalar, düzenli dalgıç kontrolleri ve kıyı yenileme çalışmalarıyla desteklenen Palm Jumeirah, Dubai’nin doğaya karşı kazandığı sürekli bir mühendislik başarısı olarak varlığını sürdürüyor.