Kunduzların götürüleceği Chamberlain Basin dağlık ve yoğun ormanlarla kaplıydı. Karayoluyla ulaşımın zor olması, at ve katırlarla yapılan taşımaların da hayvanları yorması üzerine Idaho Balık ve Av Departmanı kunduzları havadan taşımaya karar verdi.

ÖZEL KUTULARLA UÇAKTAN BIRAKTILAR

Departman çalışanı Elmo Heter, kunduzların zarar görmeden yere ulaşabilmesi için açılabilir özel ahşap kutular hazırladı. İkinci Dünya Savaşı'ndan kalan paraşütler kutulara bağlandı. Kutular yere ulaştığında açılıyor ve kunduzlar dışarı çıkabiliyordu.

Sistem önce ağırlıklarla, ardından Geronimo adı verilen bir kunduzla denendi. Testlerin başarılı olmasının ardından Ağustos 1948'de operasyon başladı. Toplam 76 kunduz paraşütle doğaya bırakıldı ve bunlardan 75'i hayatta kaldı.

Yeni bölgelerine ulaşan kunduzlar kısa süre içerisinde koloniler oluşturmaya ve akarsular üzerinde barajlar yapmaya başladı.

YILLAR SONRA BİLE ETKİLERİ DEVAM EDİYOR

Yeni bölgelerine yerleşen kunduzlar kısa sürede akarsular üzerinde barajlar kurmaya başladı. Bu barajlar suyun akışını yavaşlatarak çevrede yeni göletlerin ve sulak alanların oluşmasını sağladı. Zamanla bu alanlar balıklar, kuşlar ve diğer yaban hayvanları için de yaşam alanına dönüştü.

Kaynak olarak ekle

Kunduzların oluşturduğu barajlar aynı zamanda suyun hızla akıp gitmesini önleyerek toprağın daha uzun süre nemli kalmasına yardımcı oluyor. Su çevredeki araziye yayıldığı için bitki örtüsü de kurak dönemlerde daha uzun süre canlı kalabiliyor.

Aradan yıllar geçmesine rağmen bu yöntemin olumlu etkileri devam ediyor. Kunduzların oluşturduğu sulak alanlar suyun arazide tutulmasına, yer altı sularının beslenmesine ve kuraklığa karşı daha dayanıklı bölgelerin oluşmasına katkı sağlıyor. Daha nemli kalan bitki örtüsü ise orman yangınlarının hızla yayılmasına karşı doğal bir tampon görevi görebiliyor. Kunduzların ekosistem üzerindeki bu etkisi nedeniyle benzer yöntemler bugün ABD'nin farklı bölgelerindeki sulak alan restorasyon çalışmalarında da kullanılıyor.