Ortadoğu’da tırmanan askeri gerilim, sadece siyasi dengeleri değil, küresel turizm ekosistemini de kökten sarsıyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla birlikte bölge genelinde hava sahalarının kapatılması ve güvenlik endişelerinin zirve yapması, tatilcilerin ajandasını tamamen değiştirdi. Bölge ülkelerinde turizm sektörü büyük bir daralma yaşarken, Türkiye’den yurt dışına gitmeyi planlayan vatandaşlar da rotalarını Körfez ülkelerinden Avrupa ve Uzak Doğu’ya çeviriyor.

TÜRK TATİLCİLER İÇİN ROTA DEĞİŞTİ

Havalimanlarının kapanması ve uçuş iptalleri, bölge halkının yurt dışı seyahatlerini engellerken, yaklaşan Ramazan Bayramı ve yaz tatili için plan yapan Türk tatilcileri yeni arayışlara itiyor. Daha önce Dubai, Mısır ve Ürdün gibi destinasyonları tercih eden kitle, artık güvenlik gerekçesiyle bu bölgelerden uzaklaşıyor. Fiyat seviyesi benzer olan İtalya, Paris, Yunanistan, Singapur ve Malezya gibi rotalar ön plana çıkıyor. Özellikle vize sorunu yaşayan tatilcilerin Balkan ülkelerine, bütçesi daha yüksek olanların ise Japonya ve Güney Kore gibi vizesiz Uzak Doğu destinasyonlarına yöneldiği görülüyor.

Dünya Gazetesi’nin haberine göre; tur operatörleri ve sektör temsilcileri, uçuşların Rusya ve Moğolistan üzerinden güvenli koridorlarla gerçekleştirilmesinin Türk Hava Yolları (THY) gibi şirketlere olan talebi artırdığını vurguluyor. Sektör paydaşları, Mısır ve Dubai gibi noktalara yapılan rezervasyonların hızla iptal edildiğini, bu talebin Phuket gibi alternatif tropikal bölgelere kaydığını belirtiyor.

İSPANYA'YA İLGİ ARTIYOR

Sektördeki en dikkat çekici gelişmelerden biri ise İspanya’ya olan ilginin bir anda yükselmesi oluyor. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’in savaş karşıtı ve barışçıl söylemleri Türk kamuoyunda büyük bir sempati topluyor. Turizmci İskender Çayla, Türkiye ile İspanya arasındaki ilişkilerin zaten iyi olduğunu ancak Sánchez’in açıklamaları sonrası İspanya turlarına olan talebin katlanarak arttığını ifade ediyor. İspanya’dan Türkiye’ye olan turist akışının da bu süreçte sekteye uğramadan devam etmesi, iki ülke arasındaki turizm köprüsünün sağlamlığını kanıtlıyor.

İKİ SENARYO ÖNE ÇIKIYOR

Çatışmaların küresel turizm gelirleri üzerindeki etkisi, Oxford Economics tarafından hazırlanan analizlerle somutlaştırılıyor. Analizde iki ayrı "kayıp" senaryosu üzerinde duruluyor:

3 Haftalık Kısa Süreli Çatışma: Bu senaryoda Ortadoğu’ya gelen uluslararası turist sayısında yıllık %11’lik bir düşüş bekleniyor. Bu, yaklaşık 23 milyon turistin seyahatinden vazgeçmesi ve bölge ekonomisinden 34 milyar doların silinmesi anlamına geliyor.

1-2 Aylık Uzun Süreli Çatışma: Çatışmaların uzaması durumunda 2026 yılında ziyaretçi kaybının 38 milyona ulaşacağı öngörülüyor. Yıllık bazda %27’lik bu dev daralmanın ekonomik maliyeti ise tam 56 milyar dolar.

Krizin bir diğer boyutu ise hava yolu ulaşımının durmasıyla karayoluna olan talebin artması oluyor. Türkiye’de yaşayan veya çalışan İran vatandaşları, ülkelerine dönmek için otobüs firmalarında yoğunluk oluşturuyor. Ağrı’daki yerel işletmeciler, İstanbul’dan Gürbulak sınır kapısına her gün ek seferler koyuyor; otobüslerin İran’a tam dolu gidip Türkiye’ye boş döndüğü görülüyor.