Sağlıklı beslenme trendlerinin başında gelen "pembe Himalaya tuzu" ve "rafine edilmemiş kaya tuzu" furyası, bilim insanlarının ve gıda mühendislerinin masaya yatırdığı yeni verilerle sarsıldı. Yıllardır 84 farklı mineral içerdiği ve vücudu arındırdığı iddiasıyla yüksek fiyatlara satılan bu tuzların, sanılanın aksine mucizevi bir üstünlük taşımadığı netleşti. Hepsinden önemlisi, sofradaki asıl tehlikenin gözden kaçırıldığı belirlendi.

84 MİNERAL EFSANESİ ÇÖKTÜ

Laboratuvar ortamında yapılan kimyasal analizler, ister Himalaya ister kaya tuzu olsun, doğadaki tüm tuzların en az yüzde 97 ila 99 oranında sodyum klorürden (NaCl) oluştuğunu gösteriyor. Pembe renge sahip Himalaya tuzundaki mineral miktarının ise insan biyolojisine katkı sağlamayacak kadar mikroskobik düzeyde olduğu anlaşıldı. Uzmanlara göre, bu minerallerden fayda sağlamak için tüketilmesi gereken tuz miktarı, tansiyon ve böbrek sağlığı açısından ölümcül sonuçlar doğurabiliyor.

DENİZ VE GÖL TUZLARINDA BÜYÜK TEHLİKE: MİKROPLASTİK

Son yıllarda deniz tuzlarına yönelik yapılan küresel araştırmalar ise daha vahim bir tabloyu ortaya koydu. Okyanus ve deniz kirliliğinin tavan yapması nedeniyle, deniz suyunun buharlaştırılmasıyla üretilen tuzların neredeyse tamamında yoğun miktarda mikroplastik partikülleri ve ağır metal kalıntıları tespit edildi. Bu durum, "doğal" etiketiyle tüketilen pek çok ürünün vücuda farkında olmadan plastik atık depolamasına yol açıyor.

UZMANLARIN İŞARET ETTİĞİ EN SAĞLIKLI TUZ

Bilim insanları ve beslenme uzmanları, son dönemde ibreyi antik yeraltı fay hatlarından çıkan "Doğal Sıvı Kaynak Suyu Tuzu"na çevirdi. Milyonlarca yıl önce yerin kilometrelerce altında hapsolmuş saf su damarlarının kaya tuzu yataklarından süzülerek yeryüzüne çıktığı bu kaynaklar, modern çağın çevre kirliliğinden, sanayi atıklarından ve mikroplastiklerden tamamen izole kalmayı başarıyor.

Kaynak olarak ekle

Güneş altında doğal yöntemlerle kristallendirilen veya doğrudan sıvı sprey formunda yemeklere eklenen bu kaynak tuzları; topaklanmayı önleyici E536 (sodyum ferrosiyanür) veya alüminyum silikat gibi kimyasal katkılara maruz kalmadan sofraya ulaşıyor.

İYOT VE MİKTAR DENGESİNE DİKKAT

Uzmanlar, hangi tuz tercih edilirse edilsin altını çizerek uyarıyor: Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) belirlediği günlük sınır yalnızca 1 çay kaşığı (yaklaşık 5 gram). Ayrıca tiroid sağlığı ve guatr riskine karşı vücudun ihtiyaç duyduğu iyot dengesinin mutlaka gözetilmesi, tiroid hastası olmayanların hekim kontrolünde iyot alımını ihmal etmemesi gerektiği vurgulanıyor.