Küresel petrol piyasalarında, Orta Doğu'da diplomatik çözüme yönelik adımlarla sert düşüş yaşandı. İran'ın yeniden petrol satmasına izin verilmesini de içeren geçici barış planı, arz endişelerini hafifleterek fiyatları aşağı çekti. Londra Brent petrolün vadeli varil fiyatı yüzde 5,1 azalarak 78,96 dolara gerilerken, ABD merkezli Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varil fiyatı yüzde 5,8 kayıpla 76,05 dolardan günü tamamladı.
SAVAŞ ÖNCESİ SEVİYELERE DÖNÜŞ SİNYALİ
Kaydedilen bu rakamlar, Brent petrol için 2 Mart, WTI için ise 4 Mart'tan bu yana görülen en düşük kapanış seviyeleri oldu. 28 Şubat'ta başlayan ABD-İran savaşından bir gün önce, 27 Şubat'ta Brent petrol 72,48 dolardan, WTI ise 67,02 dolardan işlem görüyordu.
Mizuho Enerji Vadeli İşlemler Direktörü Bob Yawger yayımladığı analiz notunda, "Hürmüz Boğazı'nın yakında açılacağı varsayımıyla ham petrol fiyatları hızla aşağı kayıyor," değerlendirmesinde bulundu.
GEÇİCİ ANLAŞMANIN DETAYLARI VE SORU İŞARETLERİ
Savaş öncesinde küresel petrol arzının yaklaşık %20'si Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyordu. Salı günü detayları ortaya çıkmaya başlayan geçici anlaşmaya ilişkin ABD Başkanı Donald Trump, planın Tahran'ın nükleer silah edinmesini engelleyeceğini belirtti. Amerikalı bir yetkili ise anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte İran'ın petrol satışına izin verileceğini ifade etti.
Söz konusu anlaşma, nisan ayında ilan edilen kırılgan ateşkesi 60 gün daha uzatmayı ve ABD ile İsrail'in İran'a yönelik ilk saldırılarından bu yana Tahran tarafından fiilen bloke edilen Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmayı öngörüyor. Ancak uzmanlar, sevkiyatların ve enerji ihracatının tamamen normale dönmesinin haftalar alabileceği konusunda uyararak temkinli yaklaşıyor.
Lübnan merkezli, İran destekli Hizbullah örgütü ise İsrail Lübnan'dan çekilmediği sürece İran'ın nihai bir nükleer anlaşmaya imza atmayacağına inandıklarını duyurdu. Enerji danışmanlık şirketi Ritterbusch and Associates analistleri ise konuya ilişkin şu notu paylaştı:
"Şu an için, savaşın temel nedeni olan mali tazminat, yaptırımlar ve özellikle tatmin edici bir nükleer anlaşma gibi çetrefilli konular büyük ölçüde göz ardı edilerek bu planın başarısına büyük bir güven atfediliyor."
DEV BANKALARDAN FİYAT REVİZYONU
Ön anlaşma haberlerinin ardından Goldman Sachs, Morgan Stanley ve Citi gibi küresel yatırım bankaları petrol fiyatı tahminlerini aşağı yönlü revize etti. Petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturan diğer unsurlar arasında Çin ekonomisine yönelik endişeler, artan küresel enflasyon ve faiz oranları ile ABD'nin Rusya ve Ukrayna arasında barış sağlanması yönündeki çağrıları yer alıyor.
Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin'de mayıs ayı ekonomik verileri dalgalı bir seyir izlerken, ülkenin ham petrol işleme hacmi mayısta yıllık bazda yüzde 9,1 azalarak son dört yılın en düşük seviyesine geriledi.
Diğer taraftan ABD Başkanı Trump, salı günü Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile gerçekleştirdiği ve "çok iyi" geçtiğini belirttiği görüşmenin ardından Rusya'nın Ukrayna ile barış yapması gerektiğini söyledi. Bu açıklamalar, G7 liderleri arasında bir barış anlaşmasına varılabileceği yönünde temkinli bir iyimserlik yarattı. Ukrayna savaşının sona ermesi, Rusya'ya yönelik bazı yaptırımların kaldırılmasını sağlayabilir ve bu da Moskova'nın daha fazla petrol ihraç etmesinin önünü açabilir. ABD enerji verilerine göre Rusya, 2025 yılında ABD ve Suudi Arabistan'ın ardından dünyanın en büyük üçüncü ham petrol üreticisi konumundaydı.
YÜKSEK FAİZ ORANLARI VE STOK RAPORILARI BEKLENİYOR
ABD'de birçok küresel aracı kurum, politika yapıcıların yüksek enflasyon riskleri ve güçlü istihdam piyasasıyla mücadele ettiği bu dönemde, Amerika Merkez Bankası'nın (Fed) yıl başındaki iki faiz indirimi beklentisinin aksine, 2026'nın geri kalanında faiz oranlarını sabit tutacağına yönelik tahminlerde bulunuyor. Öte yandan, Japonya Merkez Bankası (BoJ) salı günü faiz oranlarını son 31 yılın en yüksek seviyesine çıkardı. Yüksek faiz oranları tüketici maliyetlerini artırarak ekonomik büyümeyi ve dolayısıyla petrol talebini yavaşlatabiliyor.
Petrol piyasası şimdi Amerikan Petrol Enstitüsü'nün (API) salı günü geç saatlerde ve ABD Enerji Bilgi İdaresi'nin (EIA) çarşamba günü açıklayacağı haftalık stok raporlarına odaklandı. Analistler, enerji şirketlerinin 12 Haziran ile biten haftada stoklardan 4,6 milyon varil ham petrol çektiğini tahmin ediyor.
Bu tahminin doğru çıkması durumunda, Ocak 2025'ten bu yana ilk kez sekiz hafta üst üste stoktan petrol çekilmiş olacak. Geçen yılın aynı haftasında stoklarda 11,5 milyon varillik bir düşüş yaşanmış, son beş yılın (2021-2025) ortalama düşüşü ise 2,3 milyon varil olarak gerçekleşmişti.