Kanada’nın enerji deposu olarak bilinen petrol zengini Alberta eyaleti, 19 Ekim tarihinde federasyon bünyesinde kalıp kalmayacağını ve gelecekte bağlayıcı bir bağımsızlık referandumu yapılıp yapılmayacağını oylamak üzere sandık başına gidiyor. 

Başkent Ottawa ile bağların koparılması fikri eyalet genelinde büyük bir zenginlik vaadi ile ağır bir ekonomik çöküş riski tartışmalarını beraberinde getirirken, oylamanın olası sonuçları ülke çapında geniş yankı uyandırıyor.

EYALETİN TEK BAŞINA GÜÇLÜ DEVLET OLACAĞINA İNANIYORLAR

Eyaletin ayrılmasını savunan bağımsızlık yanlıları, devasa petrol ve doğal gaz rezervleri sayesinde Alberta’nın tek başına güçlü bir devlet olabileceğini ileri sürüyor. Federal hükümete aktarılan milyarlarca dolarlık vergi gelirinin eyalet bünyesinde kalmasıyla büyük bir refah artışı yaşanacağını belirten ayrılıkçı gruplar; mevcut insan kaynağı, kurumsal yapı ve altyapının sağladığı avantajla her yıl milyarlarca dolarlık bütçe fazlası elde edileceğini ve bunun da halkın vergi yükünü hafifleteceğini savunuyor.

AYRILIK MİLYARLARCA DOLARA MAL OLACAK

Buna karşın eyalet yönetimi ve önde gelen ekonomistler, bağımsızlığın getireceği maliyetler konusunda kamuoyunu uyarıyor. Hükümet raporlarında geçiş sürecinin yüz milyarlarca dolara mal olabileceği ve ulusal borçtan devralınacak payın eyalet ekonomisini sarsacağı vurgulanıyor. 

Kaynak olarak ekle

Süreci Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılışına (Brexit) benzeten uzmanlar; oluşacak belirsizliğin yatırımları durduracağını, ticarete darbe vuracağını ve kitlesel istihdam kayıplarına yol açacağını belirtirken, Başbakan Mark Carney de olası bir ayrılığın eyalet ekonomisine telafisi güç ve ağır bir darbe vuracağı uyarısında bulunuyor.