Piyasalardaki fırlamada, Yemen'deki İran destekli Husi milislerinin Suudi Arabistan'a yönelik düzenlediği son saldırılar etkili oldu.
Milisler; dünyanın en büyük ham petrol ihracatçısı konumunda bulunan Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu limanı, Şeybe petrol sahası ve stratejik havalimanlarına yönelik ölümlü saldırıların sorumluluğunu üstlendi. Kritik altyapılara yapılan bu hamleler, küresel arz zincirine dair risk algısını doğrudan artırdı.
ABD VE İSRAİL'İN OLASI İRAN SENARYOLARI PİYASA RİSKİNİ KATLADI
Fiyat artışının arkasındaki bir diğer önemli faktör ise bölgedeki askeri hareketliliğe ilişkin haberler oldu. ABD ve İsrail ordularının, önümüzdeki ay yapılacak ara seçimlerin ardından yeni operasyonlar gerçekleştirmek üzere planlar hazırladığı; bu kapsamda İran'ın enerji altyapısının ana hedefler arasında yer alabileceği ifade ediliyor.
Bölgesel gerilime ve Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliğine yönelik tehditlere rağmen, Basra Körfezi üzerinden yürütülen ham petrol ihracatının savaş öncesi seviyelere yakın bir seyir izlediği bildirildi.
DOĞU AVRUPA'DA RAFİNERİ SALDIRILARI SICAKLIĞINI KORUYOR
Küresel enerji piyasalarını etkileyen tek gelişme Ortadoğu ile sınırlı kalmadı. Avrupa tarafında Ukrayna, ABD ve Rusya arasında dizel tedarikine dair bir anlaşma sürecinin devam ettiği sırada, bu hafta Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı. İki bölgede birden tırmanan askeri hareketlilik, petrol piyasalarındaki belirsizliği korumaya devam ediyor.