O dönemde temizlikçi olarak çalışan ve amfizem nedeniyle hastanede tedavi gören babasının bakımını üstlenen Jackson, kazanan bileti elinde tuttuğunun farkına varmadı. Connecticut Piyangosu’nun belirlediği 365 günlük sürenin son günü olan 13 Ekim 1996’ya kadar da ödülünü talep etmedi. Son gün pazar gününe denk gelince Jackson, piyango merkezinin kapalı olduğunu düşündü. Bileti satın aldığı bayinin de ödülü verebileceğini bilmiyordu. Ertesi gün resmi tatil olması nedeniyle bileti ancak 15 Ekim’de teslim edebildi. O gün ise sürenin dolduğu bildirildi.
MAHKEMEYE BAŞVURDU
Jackson, yaşadığı durumun haksızlık olduğunu belirterek Connecticut Piyango Şirketi’ne dava açtı. Avukatları, babasının hastalığı ve bakım sürecinin Jackson’ın bileti zamanında kontrol etmesini engellediğini savundu.
Mahkeme ise piyangonun kurallarını gerekçe göstererek şirket lehine karar verdi. Böylece Jackson, hayatını değiştirecek 5,8 milyon dolarlık ödülden mahrum kaldı.
“YA ÖLMÜŞ YA DA İFLAS ETMİŞ OLACAKTIM”
Yıllar sonra 2016’da Good Morning America programına konuşan Jackson, kaybettiği milyonlara rağmen olayın hayatı açısından iyi bir sonuç doğurduğunu düşündüğünü söyledi. Jackson "Yılın büyük bölümünü hastanede geçirdi ve ölüm tarihinden bir hafta önce eve geldi" dedi.
Jackson, genç yaşta bu kadar büyük bir servete kavuşmasının hayatını kötü etkileyebileceğini belirterek, "O zamanlar, itiraf etmeliyim ki, çok gençtim ve bütün parayı harcardım" dedi.
Ardından, "Farklı bir yaşam tarzı sürüyordum. O zamanlar müzik sektörüne girmeye çalışıyordum ve şimdi ya ölmüş ya da iflas etmiş olacağımı biliyordum." ifadelerini kullandı.