Marmara Denizi'ndeki fay hatlarında yaşanan gelişmeleri inceleyen Prof. Dr. Osman Bektaş, sismik aktivitenin doğuya doğru bir eğilim gösterdiğini vurguladı. Ağustos ayında Adalar fayı çevresinde meydana gelen yoğun mikrodeprem kümelenmesinin bu tabloya eklendiğini belirten Bektaş, doğuya ilerleyen kırılma, stres transferi ve mikrodeprem aktivitesi üçlüsünün birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.
 

ADALAR VE ÇINARCIK HATTINA DİKKAT ÇEKTİ

 
Bu sismik hareketliliğin acil bir alarm anlamına gelmediğini söyleyen uzman isim, yine de İstanbul'un gelecekteki deprem senaryolarında Adalar ve Çınarcık zonunun en kritik izleme alanı haline geldiğinin altını çizdi.

KIRILMA YÖNÜ DOĞUYA DÖNÜYOR OLABİLİR 

Marmara'da 2011, 2012, 2019 ve 2025 yıllarında meydana gelen sarsıntıları değerlendirmesine katan Bektaş, doğuya doğru ilerleyen stres transferinin 2026 yılında Adalar'da görülen mikrodeprem kümesine kadar uzanmış olabileceğini aktardı. Henüz kesin olarak doğrulanmamış olsa da bu deprem zincirinin, Ana Marmara Fayı üzerindeki kritik alanın Çınarcık Çukuru'na doğru kaydığına işaret edebileceğini belirten Bektaş, dikkat çeken bir senaryo paylaştı. Kuzey Anadolu Fayı'nın Erzincan'dan batıya doğru ilerleyen tarihsel kırılma dizisinin Marmara'da tersine dönmüş olabileceğini belirten Bektaş, batıdan doğuya ilerleyen yeni bir kırılma ve stres transferi sürecinin deprem tahminleri açısından hayati öneme sahip olduğunu sözlerine ekledi.
Kaynak olarak ekle