Katıldığı televizyon programında sarf ettiği "Gıda mühendisliği diye bir şey olmaz, en iyi gıda mühendisi doğadır" sözleriyle meslek örgütleri ve akademisyenleri ayağa kaldıran Prof. Dr. Canan Karatay, bilim dünyasında büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Paketlenen, rafa giren her ürüne karşı savaş açan ünlü profesörün bu radikal çıkışı gündemi sarsarken, Karatay'ın yıllar önce paylaştığı ve adeta bir gençlik aşısı olarak nitelendirdiği "10 yaş gençleştiren kivi yöntemi" yeniden arama motorlarının zirvesine yerleşti.
Doğal beslenmenin cildi ve hücreleri içeriden dışarıya nasıl yenilediğini her fırsatta dile getiren Karatay, zamana meydan okumak isteyenler için doğanın en gizemli mucizelerinden birini işaret ediyor: Kivi!
HAFTADA 1 GÜN SABAHTAN AKŞAMA KADAR KİVİ
Canan Karatay’ın önerdiği bu yöntemin temelinde, kivinin doğadaki en yüksek antioksidan ve C vitamini deposu olması yatıyor. Karatay, cildin genç kalması, kırışıklık ve sarkmaların önüne geçilmesi için bu meyvenin haftada bir ya da iki kez, özellikle de sabahtan akşama kadar olan süreçte düzenli olarak tüketilmesini tavsiye ediyor.
Meyvenin içerisindeki zengin bileşenler, yaşlanmaya meyilli ve hasar görmüş hücreleri anında diskalifiye ederek vücudun sağlıklı hücre sayısını artırıyor. Hücre hasarlarını hızla onaran bu yöntem, adeta doğal bir kolajen takviyesi görevi üstleniyor.

ÇİNLİLERİN DİRİ CİLTLERİNİN SIRRI
Kivinin ana vatanı kabul edilen Çin’de halkın pürüzsüz ve diri cilt yapısının arkasında bu meyvenin düzenli tüketimi yatıyor. Kivi, kana karışan lifler açısından olağanüstü zengindir. Aynı zamanda göz ve cilt sağlığı için kritik öneme sahip olan lutein ve zeaksantin pigmentlerini barındırır.
Meyvenin vitamin ve mineral haritası ise tam bir ecza deposunu andırıyor. Tek bir porsiyon kiviyle vücudunuza yüklediğiniz bileşenler şu şekilde:
-C Vitamini: 92.7 mg (Bağışıklık ve kolajen sentezinin anahtarı)
-K Vitamini: 40.3 µg
-Potasyum: 312 mg
-Lutein ve Zeaksantin: 122 µg
-A, E vitaminleri ile kalsiyum, magnezyum ve demir mineralleri.
SAÇ KÖKLERİNDEN KÖTÜ KOLESTEROLE ETKİLİ
Kivinin faydaları sadece cilt yüzeyiyle sınırlı kalmıyor. Kan yoluyla saç köklerine kadar ulaşan vitaminler, saçların çok daha parlak, canlı ve gür görünmesini sağlıyor; köklerdeki mikroskobik hareketliliği tetikliyor.
Tüm bunlarla birlikte, kandaki kötü kolesterol seviyesini düşürmeye yardımcı olan kivi; sindirim sistemini düzenliyor, kalp sağlığını destekliyor, vücuttaki kronik inflamasyonla (iltihapla) savaşıyor ve kilo vermeyi hızlandırıyor.

ASTIM VE HIRILTILI SOLUNUMA DOĞAL ÇÖZÜM
Kivinin yüksek C ve E vitamini içeriği, özellikle çocuklarda solunum yolları ve akciğer fonksiyonlarını geliştirmede önemli bir yardımcı rol üstleniyor. Yapılan araştırmalar, düzenli kivi tüketiminin astım ataklarını rahatlatabileceğini, çocuklardaki hırıltılı solunum durumlarında belirgin bir rahatlama sağlayabileceğini gösteriyor.
Bağışıklık sistemini çelik gibi yapan bu antioksidan kokteyli, enfeksiyonlara karşı savaşan beyaz kan hücrelerinin üretimini ve fonksiyonunu da maksimum seviyeye çıkarıyor.
10 YAŞ GENÇLEŞTİREN CİLT MASKESİ
Kivinin bu hücre yenileyici ve anti-aging etkisinden cilt yüzeyinde doğrudan yararlanmak isteyenler için popüler bir ev yapımı maske tarifi de bulunuyor. Haftada bir kez uygulayabileceğiniz bu doğal formül şu şekilde:
Malzemeler:
-1 adet olgunlaşmış yumuşak kivi
-1 tatlı kaşığı süzme bal
-1 yemek kaşığı ev yoğurdu (Cildi derinlemesine nemlendirmek için)
Uygulanışı:
Kiviyi bir çatal yardımıyla iyice ezerek püre haline getirin. İçerisine süzme balı ve yoğurdu ekleyerek homojen bir kıvam alana kadar karıştırın. Temizlenmiş cildinize (göz çevresi hariç) dairesel hareketlerle uygulayın. Yaklaşık 15 dakika beklettikten sonra cildinizi ılık suyla durulayın. Karatay'ın da vurguladığı gibi, doğanın sunduğu bu en saf mühendislik harikası, düzenli kullanımda cildinizin elastikiyetini geri kazandıracaktır.