Alışveriş merkezinin ortasında kendini yere atan bir çocuk, "Nefret ediyorum!" diye bağıran 9 yaşındaki bir ilkokul öğrencisi ya da kapıyı çarpıp odasına çekilen bir ergen... Ebeveynlerin bu tip yoğun kriz anlarında refleks olarak ağzından çıkan ilk ifade genelde "Yapma" oluyor. Ancak uzmanlar, bu iki kelimenin süreci kolaylaştırmak yerine işleri daha da zorlaştırdığını vurguluyor.

"YAPMA" DEMEK ÜSTÜNE BİR YÜK DAHA BİNDİRİYOR

Psikolog Amy Kincaid Todey, fırtınalı bir duygunun içindeki çocuğa "yapma" demenin beyninde ekstra bir zorlanma yarattığını belirtiyor. Çocuk yoğun duygu patlaması yaşarken mantıklı düşünme, esneklik ve dürtü kontrolü sağlayan zihinsel mekanizmaları zaten devre dışı kalıyor. Bu durumdayken ona sakinleşme emri vermek, sırtındaki yüke yeni bir talep eklemekten öteye geçmiyor ve anlaşılmadığını düşünen çocukta daha büyük bir öfkeye yol açıyor.

"NE KADAR ÜZGÜN OLDUĞUNU GÖRÜYORUM"

Psikolog Todey, krizi yönetmenin anahtarının duyguyu onaylamaktan geçtiğini belirterek ebeveynlere "Ne kadar üzgün olduğunu görüyorum" kalıbını öneriyor. Bu yaklaşım çocuğun yaşadığı hissi görünür kılarken, sınır koymayı da engellemiyor. Ebeveynin çocuğun davranışına onay vermeden de onun hissettiği acıyı veya hırsı anladığını hissettirmesi gerekiyor.

Uzmanlar, hissi kabul ettikten hemen sonra sınırın net bir şekilde çizilebileceğini vurguluyor:

"Ne kadar üzgün olduğunu görüyorum, ama cevap hâlâ hayır." "Ne kadar öfkeli olduğunu görüyorum, ancak bana vurmana izin vermeyeceğim."

ADINI KOY Kİ SAKİNLEŞSİN

Nörobilim ve psikoloji araştırmaları da bu yöntemi destekliyor. "Adını koy ki sakinleşsin" prensibine dayanan çalışmalara göre, bir duyguyu sözel olarak tanımlamak beynin duygusal tepkileri yöneten merkezlerindeki aşırı hareketliliği yatıştırıyor. Duygularını adlandırabilen çocukların kendi kendilerini düzenleme becerilerinin çok daha yüksek olduğu biliniyor.

Kaynak olarak ekle

Uzmanlar krizin en tepede olduğu anın ders verme veya nutuk çekme zamanı olmadığını, önce çocuğun yatışmasına izin verilip eğitici konuşmaların olay sonrasına bırakılması gerektiğinin altını çiziyor. Gençlerde ve ergenlerde ise "Öfkelisin" gibi yapay ifadeler yerine "Bu durum gerçekten can sıkıcı olmuş" veya "Biraz utanmış gibisin?" gibi doğal bir tonda yaklaşarak iletişimi sürdürmek en etkili yol olarak öne çıkıyor.