Pasif-agresif davranışlar arkadaşlık, aile, romantik ilişkiler ve iş hayatı gibi günlük ilişkilerde sıkça görülebiliyor. Ancak bu tavırlar çoğu zaman açık bir çatışma içermediği için fark edilmesi zor olabiliyor.

Psikologlara göre pasif-agresif davranış; öfke, kırgınlık ya da kızgınlık gibi olumsuz duyguların doğrudan değil, dolaylı yollarla ifade edilmesi anlamına geliyor.

Örneğin sevdiğiniz bir kişiye kırıldığınızda bunu açıkça söylemek yerine, onu istasyondan almayı “unutmanız” buna örnek gösteriliyor. Uzmanlara göre kişi bunu sıradan bir unutkanlık gibi gösterse de, aslında altında bastırılmış bir öfke yatabiliyor.

Uzmanlar, bu davranış biçiminin çoğu zaman bir savunma mekanizması olarak geliştiğini belirtiyor. Çünkü insanlar doğrudan duygularını ifade ettiklerinde olumsuz bir tepki alma korkusu yaşayabiliyor. İlişki uzmanlarına göre pasif-agresif iletişim, ilişkilerde kafa karışıklığı yaratabiliyor ve zamanla güven sorunlarına neden olabiliyor.

“TEBRİKLER” HER ZAMAN MASUM OLMAYABİLİR

Uzmanlara göre “Tebrikler” kelimesi bazen samimi bir kutlama yerine gizli bir kırgınlık taşıyabiliyor.

Özellikle rekabet içeren durumlarda bu ifade, kıskançlık ya da haksızlığa uğrama hissini örtülü biçimde yansıtabiliyor. Örneğin aynı projede çalışan iki kişiden sadece birinin terfi alması sonrası söylenen “Tebrikler” sözü, içten bir mutluluk taşımayabiliyor.

Kaynak olarak ekle

Psikologlara göre kişi hem karşısındaki adına sevinebilir hem de kendi hayal kırıklığını yaşayabilir. Bu nedenle uzmanlar, duyguları bastırmak yerine açık ve yapıcı şekilde ifade etmenin daha sağlıklı olduğunu vurguluyor.

“BÖYLE HİSSETMENE ÜZÜLDÜM” GİZLİ SUÇLAMA İÇEREBİLİR

İlk bakışta özür gibi görünen “Böyle hissetmene üzüldüm” ifadesi, aslında sorumluluğu karşı tarafa yükleyen pasif-agresif bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Psikologlara göre bu tür cümleler, kişinin kendi davranışının etkisini kabul etmek yerine problemi karşı tarafın duygularına bağladığını gösteriyor.

Uzmanlara göre daha sağlıklı yaklaşım, “Seni kırdığım için özür dilerim” gibi doğrudan sorumluluk alan ifadeler kullanmak.

“HER ŞEY YOLUNDA” SÖZÜ GERÇEĞİ YANSITMAYABİLİR

Pasif-agresif iletişimin en yaygın örneklerinden biri de aslında üzgün ya da kırgın hissederken “Her şey yolunda” demek.

Uzmanlara göre insanlar bazen karşı tarafın kendilerini anlamasını bekliyor ancak ihtiyaçlarını açıkça dile getirmiyor. Bu durum ise ilişkilerde yanlış anlaşılmaları artırabiliyor. Psikologlar, duyguları gizlemek yerine açık iletişim kurulmasının önemine dikkat çekiyor. Kırgınlık, değersizlik, kıskançlık ya da ihmal edilmişlik gibi hislerin ifade edilmesi gerektiği belirtiliyor.

“NASIL İSTERSEN” ÇOĞU ZAMAN PES ETME ANLAMINA GELİYOR

“Nasıl istersen” cümlesi genellikle kişinin kendisini anlaşılmamış hissettiği anlarda ortaya çıkıyor. Psikologlara göre bu ifade, çoğu zaman karşı tarafın dinlemediğine inanıldığında kullanılan örtülü bir tepki biçimi. Ancak uzmanlar, iletişimi tamamen kapatmak yerine ortak bir çözüm aramanın daha sağlıklı olduğunu belirtiyor.

“ÖYLE DİYORSAN” KÜÇÜMSEYİCİ ALGILANABİLİR

Psikologlara göre “Öyle diyorsan” ifadesi, karşı tarafın düşüncelerini değersizleştiren bir tavır taşıyabiliyor. Bu söz aynı zamanda konuşmayı sürdürmek istemediğini de dolaylı şekilde ifade ediyor. Uzmanlara göre bunun yerine karşı tarafın bakış açısını anlamaya çalışmak ilişkileri güçlendirebilir.

“ÇOK HASSASSIN” DUYGULARI GEÇERSİZ KILABİLİR

Uzmanlara göre birine “Çok hassassın” demek, onun incinmiş duygularını küçümsemek anlamına gelebiliyor. Psikologlar, bu yaklaşımın kişinin yaşadığı duygusal acıyı görmezden geldiğini ve suçu dolaylı olarak karşı tarafa yüklediğini belirtiyor.

Bunun yerine, karşı tarafın neden kırıldığını anlamaya çalışmanın daha yapıcı bir iletişim yöntemi olduğu ifade ediliyor.