Bir tatile çıkmadan önce her dakikayı detaylıca planlayan, gezilecek yerlerden yenilecek yemeklere kadar her şeyi haritalandıran insanlar genellikle çevresi tarafından düzenli veya kontrolcü olarak görülür. Ancak Psikolog Dr. Patricia Dixon tarafından yapılan son değerlendirmeler, bu durumun arkasındaki gerçek tablonun sanılandan çok daha farklı olduğunu ortaya koydu. Uzmanlara göre her ayrıntıyı planlama tutkusu basit bir düzen sevgisinden değil, "yüksek işlevli anksiyete" adı verilen psikolojik durumdan kaynaklanıyor.

DIŞARIDAN SAKİN İÇERİDEN BÜYÜK BİR ENDİŞE

Yüksek işlevli anksiyetenin en büyük paradoksu, kişinin dışarıdan son derece sakin, başarılı ve kontrollü görünürken iç dünyasında sürekli bir kaygıyla boğuşmasıdır. Bu bireyler sorumluluklarını eksiksiz yerine getirse de onları harekete geçiren temel duygu güven değil, içlerindeki yoğun endişe oluyor. Beyin, önceden planlanmamış her durumu doğrudan bir tehdit veya savunmasızlık olarak yorumluyor. Bu nedenle dakikası dakikasına hazırlanan detaylı bir seyahat programı, aslında bu kişiler için zihinsel bir koruma kalkanı ve duygusal güvenlik ağı işlevi görüyor.

KÜÇÜK BİR AKSİLİK SİSTEMİ BASTAN AŞAĞI ÇÖKERTİYOR

Gelecekte neyin ters gidebileceğine odaklanan bu yapı, insanı sürekli en kötü senaryoya hazırlıklı olmaya zorluyor. Bu zihinsel baskı yüzünden, hiçbir sorun yokken bile olası bir başarısızlığı önleme ihtiyacı doğuyor. Dolayısıyla kaçırılan bir otobüs ya da kapalı olan bir restoran gibi sıradan aksilikler, bu kişilerde büyük bir panik duygusu yaratabiliyor. Yaşanan bu sert tepki aslında bir abartı değil, kişinin kendini güvende tutmak için kurduğu ana savunma mekanizmasının çökmesinden kaynaklanıyor.

TEK BİR KARAR BİLE BÜYÜK BİR RİSKE DÖNÜŞÜYOR

En ufak adımları bile yüksek riskli gören seyahat tutkunları, hata yapma korkusu yüzünden karar vermekte büyük zorluk çekebiliyor. Küçük seçimlerin bile hayati önem taşıdığı hissiyatı, kişiyi bir süre sonra "analiz felci" adı verilen hareketsizliğe sürüklüyor. Psikologlar bu yıpratıcı döngüyü kırmak için oldukça pratik bir yöntem öneriyor: Tatil planlarına bilerek ve isteyerek iki-üç saatlik tamamen boş zaman dilimleri eklemek. Küçük belirsizliklere kademeli olarak alışmanın, hayattaki daha büyük belirsizliklerle başa çıkmayı kolaylaştırdığı vurgulanıyor.

Kaynak olarak ekle