Orta Doğu’daki ateşkes belirsizliği ve enerji hatlarına yönelik saldırılar petrol fiyatlarını yeniden tırmandırıyor. Brent petrolün bir haftada 78 dolardan 90 dolara fırlayarak yüzde 13 değer kazanması küresel endişeleri artırırken enerji piyasasındaki riskler artık yalnızca Hürmüz Boğazı ile sınırlı kalmıyor. Hürmüz’deki geçişler tartışmalı şekilde sürerken Kızıldeniz’i Hint Okyanusu’na bağlayan ve Arapça’da “Gözyaşı Kapısı" anlamına gelen Babülmendep Boğazı’nda ticari bir gemiye üç balistik füze fırlatıldı. Hürmüz sıkıştığında Suudi petrolünün Kızıldeniz üzerinden taşınması kritik önem kazanıyor. Bu alternatif güzergahın da hedef alınması, sevkiyat gerçekleşse bile navlun ve sigorta primlerini yükselterek ek bir maliyet baskısı yaratıyor.
EYLÜLDE İNDİRİM GELMEZ
Petrol şokunun Türkiye’deki faturası ise doğrudan akaryakıt ve enflasyon üzerinden geliyor. Yüksek enerji fiyatlarının kalıcılığı, cari denge üzerindeki baskıyı artırırken Merkez Bankası’nın faiz indirim alanını daraltıyor. Nomura Kıdemli Türkiye Ekonomisti Zümrüt İmamoğlu, eylülde faiz indirimi beklemediğini belirterek akaryakıtın ağustos enflasyonuna en az 25 baz puan ek yük getireceğini öngörüyor. İmamoğlu, yıl sonuna kadar iki faiz indirimi, yüzde 3’ün altında büyüme ve 51.5 seviyesinde dolar/TL beklentisini açıkladı. Gözler bugün açıklanacak Enflasyon Raporu’nda.