Fas, sekiz yıl süren titiz bir inşaat sürecinin ardından modern mimarinin sınırlarını zorlayan Muhammed VI Kulesi ile Afrika silüetinde yeni bir dönüm noktasına imza attı. 

Başkent Rabat yakınlarında yükselen ve 250 metre yüksekliğe ulaşan 55 katlı dev yapı, tamamlanmasıyla birlikte Fas’ın en yüksek gökdeleni unvanını kazanırken, ülkeyi kıtanın en yüksek binalarına ev sahipliği yapan merkezlerden biri haline getirdi.

NASA ZİYARETİ BİNAYI ŞEKİLLENDİRDİ

Kulenin tasarım hikayesi, havacılık ve uzay tarihine dayanan sıra dışı bir vizyonu barındırıyor. Projenin fikir babası Othman Benjelloun'un 1960’lı yılların sonunda bir NASA ziyareti sırasında gördüğü ve Apollo 12 görevinde kullanılan Saturn V roketinden etkilenmesi, yapının mimari formuna yön verdi. Mimarlar Rafael de la Hoz ve Hakim Benjelloun tarafından hayata geçirilen bu "roket" formlu tasarım, yukarı doğru daralan dikey yapısıyla fırlatılmaya hazır bir uzay aracını andırıyor.

YAĞMUR SUYUNU DÖNÜŞTÜRÜYOR 

Estetik başarısının yanı sıra yüksek mühendislik ve sürdürülebilirlik çözümleriyle de dikkat çeken gökdelen, prestijli LEED Gold sertifikasına sahip. Binanın kuzey cephesi estetik metal kanatçıklı camlarla kaplanırken, güney cephesi güneş enerjisinden maksimum fayda sağlayacak şekilde opak paneller, gölgeleyici panjurlar ve entegre güneş panelleriyle donatıldı. 

Kendi enerjisinin bir kısmını üreten ve gelişmiş yağmur suyu geri dönüşüm sistemlerine sahip olan kule, Fas’ın modernleşme ve çevreci kalkınma hedeflerinin sembolü olarak görülüyor.