İngiliz Highview Power şirketi tarafından geliştirilen Sıvı Hava Enerji Depolaması (LAES) teknolojisi, kritik metallere olan bağımlılığı sonlandırarak temiz enerjiyi saatlerce hatta haftalarca saklama yarışında yeni bir dönem başlatıyor.
SIVI HAVA TEKNOLOJİSİ ELEKTRİĞİ NASIL DEPOLUYOR VE GERİ VERİYOR?
Sistem temel olarak kriyojenik bir işlem prensibiyle çalışıyor. Atmosferden alınan ortam havası temizlenip kurutulduktan sonra yüksek oranda sıkıştırılıyor ve sıvı hale gelene kadar soğutularak yalıtımlı özel tanklarda enerji rezervi olarak muhafaza ediliyor. Endüstriyel gaz sıvılaştırmada onlarca yıldır kullanılan Claude prosesine dayanan bu yöntem, ilk kez şebeke ölçeğinde bir elektrik depolama altyapısına dönüştürülüyor.
Şebekenin enerjiye ihtiyaç duyduğu zaman dilimlerinde ise tanklardaki sıvı haldeki hava pompalanıyor, yeniden ısıtılıyor ve yüksek basınç altında hızla gaz haline gelene kadar genleştiriliyor. Ortaya çıkan bu güçlü hava akışı doğrudan türbinleri harekete geçirerek, sistemin deşarjı sırasında herhangi bir yakıt yakılmasına gerek kalmadan şebekeye yeniden temiz elektrik üretimi sağlıyor.
LİTYUM BATARYALARA KIYASLA HANGİ AVANTAJLARI SUNUYOR?
Geliştirilen LAES teknolojisi; lityum, nikel ve kobalt gibi temini zor ve kritik mineral zincirlerine olan bağımlılığı tamamen ortadan kaldırarak doğrudan atmosferik havayı hammadde olarak kullanıyor. Ayrıca kimyasal pillerin zamanla kapasite kaybettiği enerji pazarında, bu sistemin 40 ila 50 yıl boyunca önemli bir performans kaybı yaşamadan çalışabildiği belirtiliyor.
Modüler bir yapıya sahip olan sistem, tersine çevrilebilir hidroelektrik santralleri gibi çözümlerin aksine dağlara veya barajlara coğrafi olarak bağımlı kalmadan her bölgeye kurulabiliyor. Tesis, sadece bir enerji deposu olmanın ötesinde elektrik şebekesine voltaj desteği, atalet ve operasyonel dayanıklılık gibi şebeke istikrarı hizmetleri de sunuyor.
YENİLENEBİLİR ENERJİDEKİ HANGİ BÜYÜK KRİZİ ÇÖZMEYİ HEDEFLİYOR?
Yenilenebilir enerjiye geçiş sürecinde rüzgar ve güneş enerjisinin kesintili üretim yapması, elektrik tüketimiyle üretim oranlarının eşleşmemesine ve büyük bir temiz enerji israfına yol açıyor. Büyük Britanya'da şebeke aşırı yüklenmesini önlemek amacıyla rüzgar santrallerinin üretimini azaltması karşılığında ödenen tazminatların 2023 yılında 800 milyon sterline ulaşması, depolama ihtiyacının boyutunu ortaya koyuyor.
Highview Power tarafından dünyanın en büyük ticari sıvı hava tesisi olarak tanıtılan Carrington projesi, tamamlandığında 300 MWh depolama kapasitesine sahip olacak. Altu saat boyunca kesintisiz 50 MW güç üretebilecek kapasitedeki bu sistemin, yaklaşık 480 bin konutun elektrik ihtiyacını karşılayabileceği ve şebekeye istikrar sağlayacağı ifade ediliyor.
YATIRIM BÜTÇESİ VE FAALİYETE GEÇİŞ TAKVİMİ NEDİR?
İlk adımı 2018 yılında Bury'de kurulan 5 MW'lık gösteri tesisiyle atılan projenin ticari ölçekteki halkası için 300 milyon sterlinlik dev bir yatırım toplandı. İngiltere Altyapı Bankası ve Centrica öncülüğündeki fonlamaya İngiliz hükümeti ile birlikte Rio Tinto, Goldman Sachs Power Trading, KIRKBI ve Mosaic Capital gibi küresel ölçekte büyük yatırımcılar katıldı.
Resmi temel atma töreni 21 Kasım 2025 tarihinde Büyük Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'ın katılımıyla gerçekleştirilen Carrington platformunun, 2026 yılından itibaren 1. aşama olarak faaliyete geçmesi planlanıyor. Sistemin lityum pillerine göre daha düşük tam döngü verimliliğine sahip olma dezavantajı ise daha az bozulma, uzun kullanım ömrü ve depolanan tüm enerjiyi boşaltma yeteneğiyle dengeleniyor.