Çoğu kişi gözünü açar açmaz kahveye sarılsa da uzmanlar uyandıktan sonra bu alışkanlığın doğru olmadığını belirterek saat aralığı verdi. Bunun nedeni vücudun doğal uyanma hormonu olan kortizolün uyandığımız anda en yüksek seviyede olmasından kaynaklı olması. Uzmanların belirttiği saat aralığı uyandıktan 1 saat sonrası.
Kortizol seviyeleri kademeli olarak düştüğünde tüketilen kahve, içeriğindeki kafeinden dolayı uyanıklığı destekliyor. Çünkü kafein, beyindeki "uyku molekülü" olarak bilinen adenozini bloke ederek enerjiyi tazeliyor.
ÖĞLEDEN SONRA ÇÖKÜŞÜNE KARŞI İKİNCİ DALGA
Uyandıktan 1 saat sonra içilen kahveden sonra günün ikinci en etkili kahve zamanı ise öğlen saatleri. Yani 12:00 ile 14:00 arası olarak belirlendi. Bu saatlerde kortizol seviyeleri tekrar düşüşe geçiyor ve vücutta meşhur "öğleden sonra yorgunluğu" baş gösteriyor.

Belirlenen zaman diliminde içilen kahve, dikkat dağınıklığını önleyip odaklanmayı artırıyor. Fakat, uzmanlar, uykusuzluk çekmemek için kahve tüketiminin bu saatlerden sonraya bırakılmaması gerektiği konusunda uyarıyor.
KAFEİNİN SİSTEMDE KALMA SÜRESİNE DİKKAT
Kafeinin vücutta uzun bir yarı ömre sahip olduğunu hatırlatan Dr. Rohrscheib, ortalama bir kişinin yatmadan en az altı saat önce kahve içmeyi bırakması gerektiğini belirtti. Kafeine karşı hassas olan kişilerde ise bu sürenin sekiz saate kadar çıkması gerektiği öneriliyor.
Kafein hassasiyetine de dikkat çeken uzmanlar, titreme, hızlı kalp atışı ve anksiyete gibi belirtilerle kendini göstermekte. Bu semptomları yaşayan bireylerin kafein miktarını sınırlaması ve öğleden sonra tüketiminden tamamen kaçınması kritik önem taşıyor.
KAFEİNSİZ KAHVE TÜKETİLMELİ
Öğleden sonraki kahve ritüelinden vazgeçemeyen ama uyku sorunu yaşayanlar için en iyi alternatif kafeinsiz kahve olarak öne çıkmakta. Kafeinsiz seçenekler, çok daha düşük kafein oranıyla uyku kalitesini korurken, aynı zamanda vücudun sıvı ihtiyacına da destek oluyor.
Bilimsel veriler, doğru zamanda içilen kahvenin sağlık açısından önemli olduğunu ifade ediyor.