Nijerya’nın başkenti Abuja’da çok sayıda işçi, nehir yatakları, göller ve akarsulardan ilkel yöntemlerle kum çıkararak yaşamını sürdürüyor. Geniş çanaklı kaplar ve basit el aletleri kullanan işçiler, çıkardıkları kumu kıyıya taşıyarak inşaat sektörüne satıyor.

Modern ekipmana erişimi olmayan bu emekçiler, çoğu zaman çıplak elleriyle ve son derece zor şartlar altında çalışıyor. Gün boyunca su içinde kalan işçilerin bu faaliyetten elde ettiği gelir, birçok aile için temel geçim kaynağı olmayı sürdürüyor.

İNŞAAT TALEBİ ARTARKEN DOĞAL KAYNAKLAR AZALIYOR

Nijerya’da hızla büyüyen inşaat sektörü, kum talebini artırırken nehir ve göl yataklarındaki doğal kum rezervlerini de hızla tüketiyor. Bu durum, işçilerin daha uzak ve daha zor erişilebilir alanlarda çalışmasına neden oluyor.

Kum yataklarının azalması, hem çalışma koşullarını ağırlaştırıyor hem de üretim sürecini daha riskli hale getiriyor.

CİDDİ SAĞLIK SORUNLARI YAŞIYORLAR

Su içinde uzun saatler çalışan işçiler, çeşitli sağlık riskleriyle karşı karşıya kalıyor. Soğuk suya uzun süre maruz kalma, fiziksel yorgunluk ve hijyen sorunları, bu mesleği daha da tehlikeli hale getiriyor.

Kaynak olarak ekle

Tüm zorluklara rağmen kum çıkarma faaliyeti, özellikle kırsal ve düşük gelirli topluluklar için önemli bir ekonomik faaliyet olmayı sürdürüyor.

NİJERYA’NIN DEMOGRAFİK VE EKONOMİK YAPISI

Afrika’nın en kalabalık ülkesi olan Nijerya’nın nüfusu yaklaşık 242 milyon seviyesinde bulunuyor. Ülke, batı Afrika’da yer alırken Benin, Nijer, Çad ve Kamerun ile komşu; güneyde ise Gine Körfezi’ne kıyısı bulunuyor.

1991 yılından bu yana başkent Abuja olurken, daha önce ekonomik merkez Lagos’tu. Toplam 923.768 kilometrekarelik yüzölçümüne sahip ülkede ekilebilir alanlar sınırlı sulama imkânlarıyla değerlendiriliyor.

Uluslararası danışmanlık şirketi PwC’nin “2026 Nijerya Ekonomik Görünümü” raporuna göre, mevcut ekonomik koşulların devam etmesi halinde ülkede yoksulluk içinde yaşayanların sayısının yıl sonuna kadar 141 milyona ulaşabileceği öngörülüyor.