Türkiye’nin önemli tahıl üretim merkezlerinden Güneydoğu Anadolu ve Doğu Akdeniz bölgelerinde, yeşil buğday başaklarının geleneksel ve ticari hasat dönemi başladı. Yılda sadece 10 ila 15 gün süren bu dar zaman diliminde, buğday taneleri henüz tam olgunlaşmadan ve süt kıvamındayken tarlalardan toplanıyor.
ZORLU BİR HASAT SÜRECİ VAR
Gaziantep, Adıyaman, Kahramanmaraş, Hatay ve Şanlıurfa genelinde yürütülen faaliyetlerde zamanlama hayati önem taşıyor. Hava sıcaklıklarının artmasıyla buğdayın sararıp kurumasını önlemek adına çiftçiler, hasadı kısa sürede tamamlamak için yoğun bir mesai harcıyor.
Biçerdöverler veya insan gücüyle toplanan yeşil başaklar, suyunun çekilmesi için tarlada bir gün bekletildikten sonra yığınlar halinde ateşe veriliyor. "Ütme" adı verilen bu geleneksel yakma işleminde, nemli olan yeşil taneler zarar görmezken sapların yanmasıyla oluşan duman, ürüne isli ve karakteristik bir aroma kazandırıyor. Yakılan başaklar iki gün süreyle soğutulup kurutulduktan sonra fabrikalarda elenerek firik bulguru haline getiriliyor.
YURT DIŞINDAN YOĞUN TALEP GÖRÜYOR
Yüksek lif ve protein değerlerinin yanı sıra düşük glisemik indeksiyle son yıllarda sağlıklı beslenme trendlerinde yer edinen yeşil buğday türevleri, uluslararası pazarda da yüksek talep görüyor.
Gaziantep ve Adıyaman bölgesindeki üreticilerden alınan bilgilere göre, üretilen firiğin önemli bir kısmı ihraç ediliyor. Başta Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt gibi Orta Doğu ülkeleri olmak üzere, gurme ve organik ürün pazarının geliştiği Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye’den yapılan yeşil buğday ihracatında ana alıcı konumunda bulunuyor.