Üreticiler, yıl boyunca bakım ve masraf yaptıkları ürünün düşük fiyatlarla komisyonculara vermek zorunda kaldıklarını belirterek duruma tepki gösterdi. Fıstık üreticisi Mehmet Doğan, “Çiftçi 12 ay bekliyor, aracı 1 ayda bütün karı alıyor” dedi.
'Yeşil altın' olarak bilinen Antep fıstığında hasat sürüyor. Kentte işçiler, sabahın erken saatlerinde gruplar halinde bahçelere gidip 8 saat boyunca ter döküyor. İşçiler, ağaçlarının altlarına branda açıp, elleriyle dallardan tek tek fıstıkları toplayıp, daha sonra çuvallara dolduruyor.
Traktörlere yüklenen fıstıklar, ayrıştırılmak üzere tesislere gönderiliyor. Bahçede kilosu 395 liraya satılan Antep fıstığı, tezgah ve marketlerde 550 liradan alıcı buluyor. Yıl boyunca bakım ve masraf yaptıkları ürünün düşük fiyatlarla komisyonculara vermek zorunda kaldıklarını belirten üreticiler, duruma tepki gösterdi. Üreticiler, ürün fiyat farkının denetlenmesini istiyor.
‘YETERİ KADAR FISTIĞIMIZ YOK'
Gaziantep Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Cuma Yiğit, bu yıl beklenen rekoltenin olmadığını söyleyerek, “2-3 seneden beri bizim bu bölgemizde kuraklık vardı. Kuraklıktan dolayı hasadımız, mahsulümüz olmuyordu. Bu sene çok şükür yağışlarımız iyi oldu. Bu sene fıstığımızın var yılıydı ama yeteri kadar fıstığımız yok.
Bölge bölge var, bazı bölgelerde hiç yok. Çünkü fıstık 1 sene önceden göz atar, ışkınını sürer, gözü doğar, ondan sonraki yıl mahsul olur. Geçtiğimiz yıl göz atamadığı için bu yıl olmadı. Yeteri kadar rekoltemiz var mı, maalesef yok. Bu sene tahmini 50 bin ton Gaziantep fıstığımız var” dedi.
‘ÇİFTÇİ MAĞDUR’
Fıstık üretiminin yüksek maliyet gerektirdiğini vurgulayan Yiğit, “Üreticilerimiz fiyatlardan memnun değil. Her hasat zamanı böyle oluyor. Fiyatlar hasat zamanı bittikten sonra ikiye katlanmakta. Yani emekçinin emeği yenmemeli.
Bu sıcağın altında köylümüz, çiftçimiz kadın-erkek demeden, sıcak-soğuk demeden çalışmaktalar. Onun için çiftçi mutlaka emeğini almalı. Tarlada bir fiyat, pazarda bir fiyat, marketlerde bir fiyat. Bunlar olmamalı. Keşke düzenli bir şekilde sabit bir fiyat olsa üretici de çiftçi de ne kazandığını bilir. Çiftçi burada mağdur” diye konuştu.
‘ARADA YÜZDE 40 KAR VAR’
Hasat döneminde çalışan işçilerin de günlük 2 bin lira yevmiye aldığını belirten Cuma Yiğit, mazot ve diğer girdi maliyetlerinin üreticiyi zorladığını belirterek, “Fıstık deyince kolay bir şey düşünülüyor ama maliyeti çok fazla. Tarla en az 6 sefer sürülmeli. Her sene budama yapılmalı.
Bir budamacının yevmiyesi 2 bin 500 lira. Şu an hasat zamanı. Kadın erkek, çoluk çocuk topluyorlar. Yevmiyeleri 2 bin lira. Buna rağmen de fıstığın hasat zamanı fiyatı düşmekte. Tarlada 395 liraya fıstık satılıyor, markette veyahut tablada 550 liraya satılmakta.
Aradaki farka bak. Bizden ucuz çıkıyorsa halkımız da ucuz yesin desek o da yok. Bu ‘yeşil altın’ dediğimiz fıstık, tarlada 395 liraya satılıp da marketlerde, komisyoncuda 550 liraya satılmamalı. Arada yüzde 40 kar var şu anki hesaplamalara göre. Bu, 1 ay sonra da yüzde 40 değil, yüzde 100 oluyor. Buna yetkililerimizden bir çözüm istiyoruz. Komisyoncularda da bir denetim olsun” ifadelerini kullandı.
’40 DERECE SICAĞIN ALTINDA EMEK VERİYORUZ’
Fıstık üreticisi Mehmet Doğan ise “Bu iş bize dededen kalma. Örnek çiftçi olarak devam ediyoruz. Dedemizden babamıza, babamızdan bize geçti. Biz de çocuklarımıza bırakmaya çalışıyoruz. Bir fıstık ağacının meydana gelip tam randımanlı ürün vermesi 25-35 sene sürüyor.
40 derece sıcağın altında işçilerle emek veriyoruz ancak satışta aradığımız rakamı yakalayamıyoruz. Yılda bir kez hasat oluyor; bunun gübresi, ilacı, budaması ve traktör sürümü var. Mazot pahalı olduğu için sürüm azaldı. Bu da verimi düşürdü.
Şu an 2 bin-2 bin 500 TL yevmiye ile fıstığı toplatıp kurutuyoruz. Fıstık bizden 380-400 TL arası alınıyor, marketlerde yüzde 40-50 karla satılıyor. Ezilen çiftçi oluyor” dedi.
‘ÇİFTÇİ 12 AY BEKLİYOR, ARACI 1 AYDA KAZANIYOR’
Doğan, şöyle konuştu:
“Çiftçinin borcu, kredisi var. Traktör, mazot, gübre, budama ve işçi masraflarını ödemesi gerek. Döküm zamanı geldiğinde mecburiyetten ucuz fiyata elinden çıkarıyor çiftçiler. Aracılar ise alıp bekleterek yüksek karla satıyor. ‘Yeşil altın’ fıstığımızın ayakta kalması için devlet büyüklerinden yardım istiyoruz. Alıcı ile üretici arasındaki bu duruma dikkat edilmeli.
Fıstık bittiğinde fiyatlar iki katına çıkıyor. Geçen sene 800 TL'ye sattığımız boz baklavalık fıstığı bu sene hasat zamanı 600-650 TL'ye düşürdüler. Çünkü köylünün satmak zorunda olduğunu biliyorlar. Çiftçi 12 ay bekliyor, aracı 1 ayda bütün karı alıyor.
Rekoltemiz bu yıl yağışlardan dolayı iyiydi ama işçilik masrafı da arttı, ürün yine para etmedi. Devlet desteğini çiftçinin üzerinden çekmesin, mahsulümüzün değerinde satılmasını sağlasın.”