Rusya'nın 2022 yılında Ukrayna'yı işgali, Almanya'nın onlarca yıldır sürdürdüğü temkinli savunma politikasını tamamen değiştirdi. Askeri harcamalarını hızla artıran Berlin yönetimi, artık yalnızca tank ve füze satın almakla yetinmiyor; yapay zekâ, insansız sistemler ve askeri teknoloji geliştiren girişimlere de doğrudan yatırım yapmaya hazırlanıyor.
İkinci Dünya Savaşı'nın ardından güvenliğini büyük ölçüde ABD ve NATO'ya dayandıran Almanya, uzun yıllar boyunca savunma bütçesini sınırlı tuttu. Bu süreçte Bundeswehr'in personel sayısı azaldı, silah tedarik süreçleri yavaşladı ve mühimmat stokları geriledi.
Ukrayna savaşı, Alman ordusundaki eksiklikleri gözler önüne serdi. Berlin yönetimi; mühimmat, hava savunma sistemi, zırhlı araç ve operasyonel personel konusunda ciddi açıklarla karşı karşıya kaldı.
Bunun üzerine dönemin Başbakanı Olaf Scholz, "Zeitenwende" (Dönüm Noktası) olarak adlandırılan yeni savunma stratejisini duyurarak Bundeswehr'i modernize etmek amacıyla 100 milyar euroluk özel savunma fonu oluşturdu.
Savunma bütçesi rekor seviyeye çıkıyor
Hükümet değişmesine rağmen savunma politikası hız kesmedi. Başbakan Friedrich Merz döneminde askeri yatırımlar daha da hızlandı.
Almanya'nın temel savunma bütçesinin 2026 yılında 82,2 milyar eurodan 2027'de 109 milyar euroya yükselmesi planlanıyor. Ukrayna'ya yapılan yardımlar ve diğer güvenlik harcamaları da eklendiğinde toplam savunma harcamasının 130,1 milyar euroya ulaşması bekleniyor.
Berlin yönetimi, 2026-2030 döneminde savunma alanına yaklaşık 783,8 milyar euro kaynak ayırmayı hedefliyor. Savunma harcamalarının milli gelire oranının ise 2029'dan itibaren yüzde 3,5'e çıkarılması planlanıyor.
Almanya'nın askeri harcamaları son on yılda dikkat çekici biçimde arttı. 2016 yılında 36,1 milyar euro olan savunma bütçesi, 2025 itibarıyla 100,7 milyar euroya yükseldi. En sert artış ise Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmesinden sonra yaşandı. Sadece üç yılda savunma harcamaları yaklaşık yüzde 89 arttı.
Berlin artık startup'lara yatırım yapacak
Almanya'nın yeni stratejisi yalnızca daha fazla silah satın almakla sınırlı değil.
Berlin yönetimi, savunma teknolojileri geliştiren girişim şirketlerine doğrudan yatırım yapabilecek yeni bir mekanizma kurmaya hazırlanıyor. Böylece devlet, gerekli gördüğü şirketlerin hisselerini satın alarak ortak olabilecek.
Reuters'ın aktardığına göre uygulamanın amacı, savunma sanayisini güçlendirmek ve yeni teknoloji şirketlerinin büyümesini hızlandırmak.
Henüz yatırım bütçesi açıklanmasa da fonların; yapay zekâ, insansız hava araçları, askeri robotlar ve diğer savunma teknolojileri geliştiren girişimlere yönlendirilmesi planlanıyor.
Financial Times'ın haberine göre devlet bankası KfW de yatırım sürecinde aktif rol üstlenecek. Ayrıca hükümet, vergi teşvikleri sağlayacak, lisans süreçlerini hızlandıracak ve teknoloji şirketlerinin savunma ihalelerine erişimini kolaylaştıracak.
Neden devlet ortak oluyor?
Berlin'in bu adımı atmasının iki temel nedeni bulunuyor.
İlk olarak Ukrayna savaşı, modern savaş teknolojilerinin geleneksel silah üretiminden çok daha hızlı geliştiğini gösterdi. Yapay zekâ destekli yazılımlar, insansız hava araçları ve robotik sistemler savaş alanında belirleyici hale geldi.
İkinci neden ise ABD'nin Avrupa'nın güvenliğine yönelik uzun vadeli taahhütleri konusunda oluşan belirsizlik. Donald Trump yönetiminin Avrupa ülkelerinin savunma yükünü daha fazla üstlenmesi gerektiği yönündeki yaklaşımı, Almanya'yı kendi savunma kapasitesini güçlendirmeye yöneltti.
Ukrayna, yeni teknolojilerin test sahasına dönüştü
Savaş, Avrupa'daki savunma girişimlerine de büyük ivme kazandırdı.
Almanya merkezli Helsing, yapay zekâ destekli savaş sistemleri geliştirirken, ARX Robotics ise keşif, lojistik ve tehlikeli görevlerde kullanılabilen insansız kara araçları üretiyor.
Her iki şirketin teknolojileri de Ukrayna'da kullanılıyor. Böylece savaş alanı, yeni nesil askeri teknolojiler için gerçek zamanlı bir test ortamına dönüşmüş durumda.
Küçük teknoloji şirketlerinin en büyük avantajı ise hız. Yazılım güncellemeleri ve yeni sistemler birkaç ay içinde geliştirilebilirken, benzer süreçler geleneksel savunma şirketlerinde yıllar sürebiliyor.
Hedef: Teknolojiyi Almanya'da tutmak
Alman hükümeti, savunma teknolojisi geliştiren şirketlerin yabancı yatırımcılara satılmasını da engellemek istiyor.
Çünkü birçok girişim büyüme aşamasına geldiğinde ABD'li yatırımcılardan sermaye buluyor. Bu durum, geliştirilen teknolojilerin zamanla yurt dışına taşınması riskini artırıyor.
Berlin yönetimi, doğrudan yatırım yaparak hem kritik teknolojileri hem de üretim kapasitesini ülke içinde tutmayı amaçlıyor.
Bu kapsamda 2021 yılında başlatılan Gelecek Fonu'nun da 2030 sonrasına kadar uzatılması planlanıyor.
Savunma sanayisinde dev dönüşüm
Startup yatırımları, Almanya'nın kapsamlı askeri dönüşüm planının yalnızca bir parçası.
Temmuz 2026'da Berlin, ABD'den Tomahawk seyir füzeleri ile Typhon kara konuşlu füze sistemlerini satın almak için anlaşma yaptı. Aynı dönemde Lockheed Martin ve Rheinmetall, ATACMS taktik balistik füzelerinin Almanya'da üretilmesi konusunda iş birliği anlaşması imzaladı.
Hayata geçmesi halinde Almanya, ABD dışında ATACMS üreten ilk ülke olacak.
Öte yandan Alman Donanması için lazer silah sistemleri geliştiriliyor. Rheinmetall ve MBDA'ya bu kapsamda yüz milyonlarca euroluk sözleşme verildi.
Berlin ayrıca Fransa ile savunma iş birliğini de genişletiyor. Alman askerleri ilk kez Fransız öncülüğündeki nükleer tatbikatlara katılacak.
Büyük bütçe tek başına yeterli değil
Buna karşın Almanya'nın savunma dönüşümünün önünde önemli engeller bulunuyor.
Altı adet F126 fırkateyn projesi, maliyetlerin yaklaşık 10 milyar eurodan 18 milyar euronun üzerine çıkması ve yaşanan gecikmeler nedeniyle iptal edildi. Hükümet projeye iptal öncesinde yaklaşık 2,3 milyar euro harcamıştı.
Bu gelişme, yüksek bütçelerin tek başına hızlı silah üretimi anlamına gelmediğini bir kez daha ortaya koydu.
Berlin yönetimi bu nedenle, özellikle insansız hava araçları, robotik sistemler, sensörler ve askeri yazılım geliştiren girişimlerin savunma sanayisinin geleceğinde kritik rol oynayacağını düşünüyor.
Uzmanlara göre Almanya'nın yeni savunma stratejisi, Ukrayna savaşının Avrupa'da yarattığı en büyük jeopolitik dönüşümlerden birini yansıtıyor. On yıllar boyunca askeri harcamalarını sınırlayan ülke, bugün yüz milyarlarca euroluk savunma bütçeleri ayırıyor, uzun menzilli füze sistemleri satın alıyor ve ilk kez savunma teknolojisi geliştiren startup'lara doğrudan yatırım yapmaya hazırlanıyor.