Büst, büyük bir kireçtaşı bloğundan oyulmuş ve yaklaşık 56 santimetre yüksekliğinde, 65 kilogram ağırlığında. Lady of Elche (Elche Leydisi), sivri bir taç ve alındaki örtüyle kaplı bir diadem takıyor. Başlığın kulaklara doğru uzanan kayışları büyük rozetlerle son buluyor.
Kadın figürü, önünde üç kolye ve amuletler gösteren pelerin tarzı bir giysi giyiyor. Yüzünü süsleyen küpeler ve kurdeleler ile giysilerinin bazı bölümlerinde kalan boya izleri, büstün o dönemde boyandığını gösteriyor. Büstün arkasında bulunan büyük bir delik, muhtemelen kremasyon kalıntılarını saklamak için mezar aracı olarak kullanıldığını düşündürüyor.
SAHTE OLDUĞU DÜŞÜNÜLÜYORDU
Elche Leydisi’nin benzersiz görünümü, ilk dönemlerde sahte olduğu iddialarına yol açtı. 1995 yılında sanat tarihçisi John F. Moffitt, büstün 19. yüzyılda ünlü sahtekar Francisco Pallas y Puig tarafından yapılmış olabileceğini öne sürdü. Ancak yapılan bilimsel analizler, boyaların antik olduğunu ve arka kısımdaki küllerin eski bir kremasyona ait olduğunu doğruladı.
Büstün kimliği hâlâ bir muamma. Elche Leydisi’nin orijinalde bir büst mü yoksa ayakta duran bir figürün parçası mı olduğu konusunda uzmanlar fikir ayrılığı yaşıyor. Bazı yorumlara göre figür, antik Kartaca’nın baş tanrıçası Tanit ile bağlantılı olabilir ve bu, İberya ile Fenike halkları arasındaki dini benzerlikleri gösteriyor.
KİMLİĞİ HALA GİZEMİNİ KORUYOR
İspanya Ulusal Arkeoloji Müzesi, figürün kimliğini hâlâ gizemli olarak nitelendiriyor. Elche Leydisi, hem insan hem de ilahi özellikler taşıyan bir figür olarak değerlendiriliyor ve "son olarak soylu bir İber kadını olup, soyundan gelenler tarafından tanrılaştırıldığı" yorumları yapılıyor.
Elche Leydisi, günümüzde İspanya Ulusal Arkeoloji Müzesi koleksiyonunda sergileniyor. Büst, tarih boyunca Paris’te Louvre Müzesi’ne taşınmış ve II. Dünya Savaşı sırasında İspanya’ya iade edilmişti.
Büstün keşfi, Elche’deki taş yığınları arasında tamamen tesadüfi bir şekilde gerçekleşti. Zaman içinde farklı kültürlerin izlerini taşıyan Elche Leydisi, hem sanat tarihi hem de arkeoloji açısından büyük önem taşıyor.
Bu benzersiz antik eser, İberya yarımadasının pre-Roma dönemindeki toplumsal ve dini yapılarını anlamak için eşsiz bir kaynak olarak değerlendiriliyor.Elche Leydisi’nin sembolik ve estetik özellikleri, tarih meraklılarını ve araştırmacıları hâlâ büyülemeye devam ediyor.