107 gün süren savaştan sonra İran, savaş öncesi yaptırımlar sonucu ekonomik bir çöküntünün eşiğindeyken savaştan sonra ABD'nin fonları ve imtiyazlarıyla dev varlık kazanımları elde ediyor.

İki tarafın, cuma günü İsviçre'nin Lucerne Gölü manzaralı Bürgenstock dağ beldesinde mutabakat zaptını resmi olarak imzalamasıyla İran, 24 milyar dolar dondurulmuş varlığını yeniden elde edecek. Nitekim bu rakam, İran'a akacak paranın sadece başlangıçı.

Bloomberg tarafından görülen taslak metne göre imzalanacak geçici anlaşma, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını sona erdirmesi ve nükleer silah edinmeme taahhüdünü yinelemesi karşılığında, yıllarca yaptırım altında petrolünü satabileceğini ve 300 milyar dolar elde edeceğini ifade etti.

Bunun üzerine İran Riyali ralli yaptı. Dibe vuran para birimi bir haftada yüzde 15'ten fazla değer kazandı.

Cuma günü yapılacak törenle İran Parlamento Başkanı Muhammed Bagır Galibaf, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile İran'ı zengin edecek bir anlaşmaya imza atacak.

İMZADAN SONRA NELER OLACAK?

Anlaşmanın imzalanmasının ardından ABD Hazine Bakanlığı, İran'ın ham petrol ve petrokimya ürünleri ihracatı için derhal muafiyetler tanıyacak, ayrıca İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldıracak.

Kaynak olarak ekle

İki ülke, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin 30 gün içinde savaş öncesi seviyelere dönmesi için çalışacak.

Gemi takip verilerine göre, iki süpertanker dahil dört İran bağlantılı gemi şimdiden Hürmüz Boğazı veya Umman Körfezi'nden çıkış için pozisyon almaya başladı.

Bu arz beklentisiyle Brent petrolün varil fiyatı, son dört seansta yüzde 15 değer kaybederek 78 doların altına geriledi.

Taslağa göre ABD ve bölgesel ortakları, İran'ın yeniden yapılandırılması için en az 300 milyar dolarlık finansman planı oluşturacak. ABD Başkanı Donald Trump bu miktarı doğrudan ödemeyeceklerini, ortaklarla finansman sağlanacağını belirtti.

İran Merkez Bankası Başkanı Abdolnaser Hemmati ise dondurulmuş fonlara erişim yükümlülüğünün anlaşmada açıkça yer aldığını ve tam güvence talep edeceklerini açıkladı.

ÇATIŞMALARIN SONU GELDİ Mİ?

İran'ın bu anlaşmadan elde edeceği meblağlar ise Devrim Muhafızlarını olası bir çatışmadan uzaklaştırmış değil.

Gelecek müzakerelerin önündeki en büyük sınamalardan birini, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar oldu. İran, Lübnan'a saldırı durumunda karşılık vermeye hazır olduğunu vurguladı.

Taslak metin, savaşın Lübnan dahil tüm cephelerde sonlandırılmasını öngörüyor ancak bu durum, kuzey sınırındaki savaşı bitirmeyi reddeden İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun onayına bağlı.

Eski İsrail Büyükelçisi Mark Regev, İsrail ordusunun bir süre daha Güney Lübnan'da kalmasının kritik olduğunu savunurken, İran'ın baş müzakerecisi olan Galibaf, İsrail'in işgal ettiği Lübnan topraklarından çekilmesi gerektiğinin altını çizdi.

ABD, yaptırımları tamamen kaldırmayı ve askeri güçlerini bölgeden çekmeyi ancak 2 ay içinde müzakere edilecek nihai anlaşmanın imzalanmasından sonra kabul ediyor.

G7 zirvesinde konuşan Trump anlaşmayı "tamamlanmış bir iş" olarak nitelendirirken, eski Başkan Yardımcısı Mike Pence gibi isimler, İran rejimine erken muafiyetler tanınmasını "cansuyu vermek" olarak eleştirdi.

Uranyum stoklarının akıbetinin ise nihai anlaşmada ele alınacağı belirtiliyor.