Ekim 2026. Kiev’in kilometrelerce uzağında bir sığınak. Ukraynalı bir asker, ekrandan Rus kamikaze İHA’sını kovalıyor. Önleyici İHA hızlanıyor. 120, 140, 160 kilometre... Ama ekran birden donuyor. “Bağlantınız koptu.” Kumanda elinde, İHA havada. Bağlantı yok. Rus aracı yoluna devam ediyor, elektrik santrali vuruluyor. 600 bin sivil karanlıkta kalıyor. Ukraynalı askerin sığınakla İHA arasındaki bağlantıyı sağlayan kablo değil, yüzlerce kilometre yukarıdaki bir uydu. Bu hayati sistemin kontrolü ise başka bir ülkenin elinde. Modern savaşın yeni cephesi işte burası. ★★★ Elon Musk’ın SpaceX şirketi 2019’da ilk Starlink uydusunu uzaya gönderdi. Bugün Dünya’nın çevresinde 11 binden fazla Starlink uydusu dolaşıyor. Elon Musk’ın yaptığı devrim sayesinde eskiden okul otobüsü büyüklüğündeki dev haberleşme uydularının yerini yemek masası büyüklüğündeki araçlar aldı. Yaklaşık 260 kiloluk bu uydulardan 50-60 tanesi bir rokete sığıyor. Tek seferde fırlatılıyor. Peki cephedeki asker ne yapıyor? Pizza tepsisi büyüklüğündeki anteni yere koyuyor. Elektriğe bağlıyor. Ve internete giriyor. Bu kadar basit. Baz istasyonu yok. Ruslar telefon hatlarını kesebilir. Ama 11 bin uyduyu aynı anda vuramaz. Ukrayna bu bağlantıyla İHA yönetiyor. Karadeniz’de insansız teknelerle gemi vuruyor. Cephede mahsur kalan askerlere İHA’larla su, yiyecek, mühimmat taşıyor. Asker, ailesiyle de aynı ağdan konuşuyor. SpaceX askeri amaçlı Starshield (Yıldız Kalkanı) sistemini de geliştirdi. Yaklaşık 200 özel uydu. Starlink’in 12 milyondan fazla abonesi var. Ayda 1 milyar dolar kazanıyor. Askeri uydu aboneliği hariç. Uydular yalnızca internet taşımıyor. Telefonunuzun konumunu GPS belirliyor. Gemiler rota izliyor. Bankalar, borsalar, telefon şebekeleri hassas zaman bilgisine ihtiyaç duyuyor. GPS uydularındaki atom saatleri bu işte kullanılıyor. Yani gökyüzü artık hayatımızın altyapısı. Ama bu teknolojinin bir de sahibi var. ★★★ Geçen hafta Ukrayna ordusunun kullandığı Starshield bağlantısına “şak” diye hız sınırı getirildi. Ukrayna’nın savunma İHA’ları saatte 160 kilometreyi geçtiğinde haberleşme birden kesiliverdi. Oysa Rus İHA’ları çok yüksek hızlara ulaşabiliyordu. Kısıtlamayı Rusya getirmedi. Çünkü Starshield, Amerikan Savunma bakanlığı kontrolündeydi. Aynı dönemde Trump’ın Putin’le ucuz dizel pazarlığı başladı. Ukrayna, Rus petrol rafinerilerini vuruyordu. Trump ise saldırıların “derhal durdurulmasını” istedi. Neden? Amerika’da yakıt fiyatları yükseliyordu. Ara seçim yaklaşıyordu. Rus dizeli Washington’ın gündemindeydi. Ukrayna direndi. “Şak” diye uydu bağlantısına sınır geldi. Trump’ın Rusya’ya dönük politikasıyla Starshield kısıtlaması aynı siyasi tablonun parçasıydı. Rusya Ukrayna’yı bombalıyor. Amerika Rusya’yla pazarlık yapıyor. Ukrayna ise sırtını yasladığı müttefikinin kontrol ettiği haberleşme sistemindeki “şantajla” uğraşıyor. Olacak şey değil. Amerika Rusya’yla müttefiklik kuruyor. ★★★ İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan Batı güvenlik düzenine Türkiye 1952’de katıldı. Yaklaşık 80 yıllık bu düzen şimdi çatırdıyor. İttifakların yerini güçlülerin çıkar pazarlıkları alıyor. Bunun adına da “Yeni Dünya Düzensizliği” deniliyor. Türkiye’nin kendi haberleşme uyduları var. Türksat 6A’yı kendi mühendislerimiz geliştirdi. Önemli başarı. Ancak bir uydu yapmakla savaş alanındaki binlerce aracı bağlayan bağımsız bir ağ kurmak aynı şey değil. Yarın savaş çıkarsa askerî haberleşmemizin, yazılımlarımızın ve uydu bağlantılarımızın ne kadarı bizim denetimimizde olacak? Ukrayna’nın hikâyesi bir İHA’nın ekranında başladı. Cevabı bütün ülkelere hitap ediyor. Tank sizin, uçak sizin, asker sizin. Ama bağlantının şalteri başkasının elindeyse savaşın kaderi, ne kadar kahramanca savaşsanız da, size ait olmuyor.