261 tür üzerinde yapılan araştırmada, türlerin neredeyse yarısı sayısal olarak kayda değer düşüşler gösterirken, bu azalan türlerin yarısından fazlasında 1987’den bu yana kayıpların hızlandığı belirlendi. Araştırma, kuş popülasyonlarının yalnızca toplam sayısını değil, azalış trendlerini ve bu azalışların hangi bölgelerde daha hızlı gerçekleştiğini de inceleyen ilk çalışma oldu.
Çalışmanın ortak yazarı Marta Jarzyna, “Sadece kuşları kaybetmiyoruz, her yıl onları giderek daha hızlı kaybediyoruz” dedi. Önde gelen kuş türlerindeki kayıplar henüz türleri yok olma riskiyle karşı karşıya bırakmasa da, bu hızlı düşüşün ekosistem ve insan sağlığı açısından ciddi uyarılar verdiği vurgulanıyor.
Araştırmada sayıları hızla azalan türler arasında Avrupa sığırcığı, Amerikan kargası, grackle ve ev serçesi gibi büyük popülasyonlu ve insanlara toleranslı türler yer alıyor. Cornell Üniversitesi’nden Kenneth Rosenberg, “Çevremiz, aşırı uyumlu ve insanlara toleranslı bu türleri bile destekleyemiyorsa, bu durum çevrenin insanlar ve diğer canlılar için de sağlıksız olduğuna işaret ediyor” ifadelerini kullandı.
Kuş kayıplarının en hızlı olduğu bölgeler arasında Mid-Atlantic, Midwest ve California öne çıkarken, genel nüfus azalmasının en büyük olduğu yerler Florida ve Texas olarak belirlendi. Araştırmacılar, güneydeki bu kayıpların insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle artan sıcaklıklarla istatistiksel olarak bağlantılı olduğunu aktardı.
Azalış hızının artışında ise tarım uygulamalarının etkili olduğu görüldü. Yüksek gübre ve pestisit kullanımı ile yoğun tarım arazileri, kuş kayıplarının hızlanmasıyla istatistiksel olarak ilişkilendirildi. Araştırmacılar, bu uygulamaların doğrudan neden olduğunu söyleyemese de genel olarak tarımın bir faktör olduğunu belirtiyor.
Kuşlar, sadece yaban hayatı için değil, ekosistemler için de hayati öneme sahip. Marta Jarzyna, kuşların tozlaşma, tohum yayılımı ve zararlı böcek kontrolü gibi önemli işlevler üstlendiğini ve yok olmaları durumunda bu işlevlerin kaybolacağını vurguladı.
Buna karşın habitat kaybı yaygın bir sorun olarak devam ediyor. Çayırlar, çöller ve bataklıklar gibi alanlarda üreyen türler azalırken, orman kuşları bu durumdan nispeten etkilenmiyor. Jarzyna, “Bu grupları nasıl koruyacağımızı kendimize sormalıyız” dedi.