Sayıştay ekibi, MEB’in Fatih Projesi kapsamında aldığı mal ve malzeme alımlarını denetledi, kamu zararını kalem kalem belirledi. MEB’in üst düzey yöneticilerinden Ö.F.K sorumlu gösterildi. MEB’in dosyası Sayıştay 7. Daire’de yargılama aşamasında. Bu aşamada Başkan Yardımcısı Tezcan’ın devreye girdiği ve raporu yazan bürokratlar başta olmak üzere ilgili daire üyeleri nezdinden baskı kurduğu belirtildi. Tüm bu skandallar, 12 Haziran 2026 tarihinde Tezcan’ın ve Sayıştay yöneticilerinin bulunduğu Whatsapp grubundan yapılan bir paylaşımla ortaya çıktı.
'TEHDİT ETTİ, BASKI YAPTI'
Daire üyesi Ali Özek, MEB’in birçok yöneticisini sıkıntıya sokacak dosya konusunda Sayıştay’ta yaşanan o krizi şöyle anlattı:
“Bu şerefli “Üyeler” Whatsapp Grubunda; bir kişi var ki, bu grupta bulunmayı hak etmemektedir. Ahmet Tezcan (Sayıştay Başkan Yardımcısı) isimli bu şahıs bilhassa bazı denetim raporlarına müdahale etti. Bulguların raporlara alınmaması ve hatta rapora alınmış bulguların raporlardan çıkartılması için bazı denetçilere tehdit ve baskı yaptığı yönünde duyumlar aldık. Bazı bulguların rapordan çıkartılması yönünde karar alınması konusunda şahsım nezdinde de kulis faaliyeti yaptı. Makamının gücünü kullanarak, Sayıştay 7. Dairesinin yürüttüğü yargı ve görüş verme çalışmalarına da müdahale etmek girişiminde bulunduğu yönünde çok güçlü duyumlar aldık.

Bardağı taşıran son olay 7. Daire üyeleri (Heyet: Mikdat Özkan, Hicabi Dursun, Ali Özek, Osman Kaya ve F.Betül Ceylan) hakkında ve MEB’i denetleyen ekip hakkında FETÖ’cü oldukları yönünde iftirada bulunmuş olmasıdır. Üstelik bu iftirayı bir bakan yardımcısına yaptı.

İddiaların odağındaki Sayıştay Başkan Yardımcısı Ahmet Tezcan
'HODRİ MEYDAN!'
Hodri meydan. Bu heyet ve denetim ekibi FETÖ’cü ise, hakkımızda derhal bir soruşturma açtırsın! Kendisi Sayıştayın idarecilerinden olup, ortada bir suç veya suçlu varsa bunu yetkili makamlara ihbar etmek, gerekli soruşturmaları açtırmakla görevli ve sorumludur. Hakkımızda haksız yere iftirada bulunmuş olması, bizzat FETÖ’cülerin taktiğidir.”