Çin'in Yuncheng şehrinde, yerleşim alanlarının üzerine ince su buharı püskürten sıra dışı bir soğutma sistemi uygulamaya konuldu. Ziare tarafından aktarılan bilgilere göre bu teknoloji, yoğun nüfuslu bölgelerde aşırı ısınmayı azaltmak ve şehrin yaz sıcağıyla başa çıkmasına yardımcı olmak adına özel olarak tasarlandı.

Söz konusu sistem, apartman binalarının çatılarına konumlandırılıyor. Sistem kapsamında yüksek basınç altında püskürtülen su, havayla temas ettiği anda neredeyse anında buharlaşacak kadar küçük damlacıklara dönüştürülüyor.

SU BUHARI PÜSKÜRTME SİSTEMİ SICAKLIĞI KAÇ DERECE DÜŞÜRÜYOR?

Buharlaşma süreci gerçekleşirken su, çevredeki havada bulunan ısıyı kendi bünyesine emiyor. Bu fiziksel reaksiyon sayesinde binaların avlularında, bloklar arasında ve cephelerin yakın çevresinde sıcaklığın yaklaşık 5-8 derece Celsius arasında düşmesi sağlanıyor.

Geliştirilen bu yeni teknoloji, büyük metropollerin en büyük problemlerinden biri olan "kentsel ısı adası" etkisine karşı bir savunma mekanizması olarak çalışıyor. Yoğun yerleşim yerlerinde beton, asfalt ve bina dış cepheleri gün boyu güneş ışınlarını emerek ısıyı hapsediyor. Bu malzemeler gün battıktan sonra ısıyı yavaşça dışarı saldığı için sıcaklıklar gece saatlerinde bile yüksek kalıyor.

Kaynak olarak ekle

SİSTEMİN KLİMALARDAN FARKI VE SINIRLAMALARI NELERDİR?

Püskürtülen su buharı, standart klimalar gibi çalışarak dairelerin iç mekanlarını doğrudan soğutmayı hedeflemiyor. Sistemin ana görevini, binaların dış yüzeylerinin ve yapıların etrafındaki açık havanın sıcaklığını aşağı çekmek oluşturuyor. Bu sayede duvarlar, kaldırımlar ve avlular gün boyunca daha az ısı biriktiriyor ve gün batımından sonra havayı daha az ısıtıyor.

Teknolojinin çalışma prensibi, insan vücudunun terleme yoluyla doğal olarak soğuma yöntemine benzerlik gösteriyor. Ancak sistemin bazı operasyonel sınırlılıkları bulunuyor. Buharlaşma esnasında çevreden termal enerji alınması esasına dayanan bu sistem, en yüksek verimliliğe kuru iklime sahip bölgelerde ulaşıyor.

BÜYÜK ÖLÇEKLİ KULLANIMDA HANGİ ZORLUKLAR ÖNE ÇIKIYOR?

Havanın yüksek neme sahip olduğu bölgelerde su çok daha yavaş buharlaştığı için sistemin sağladığı soğutma etkisi ciddi oranda zayıflıyor. Bu durum, teknolojinin her coğrafyada aynı performansı gösteremeyeceğini ortaya koyuyor.

Projenin karşı karşıya olduğu bir diğer temel zorluğu ise su tüketim miktarı oluşturuyor. Bu tür sistemlerin şehir genelinde büyük ölçekte uygulanması durumunda, yerel yönetimlerin yüksek sıcaklıklarla mücadele ile su kaynaklarının rasyonel kullanımı arasında hassas bir denge kurması gerekeceği vurgulanıyor.