Eylül ayında normalde bir ayda yağması beklenen yağmur sadece üç günde Bangkok’a düştü. Aniden bastıran şiddetli yağışlar yüzünden kanalizasyonlar taştı, nehirler yataklarından çıktı. Başkentin yaklaşık onda birini etkisi altına alan sel suları; evleri, dükkanları ve yolları çamurlu sulara gömdü.
Şehirde yüzlerce kişi günlerce evlerinde mahsur kaldı. Ülke genelinde felaket nedeniyle en az 40 kişi hayatını kaybetti, yüz milyonlarca dolarlık maddi hasar meydana geldi.
BAKANIN YURT DIŞINDA OLMASI TEPKİ ÇEKTİ
Aynı zamanda İçişleri Bakanı olan Charnvirakul Anutin, felaket anında İngiltere'nin başkenti Londra'da bulunuyordu. Ziyaretini yarıda kesip ülkeye dönse de, Tayland'daki bürokratik yapı yüzünden yetkililerin bakan gelene kadar kritik kararları alamadığı belirtildi.
Ülkeye döndükten sonra sel sularında çizmesiz yürüyüp yardım dağıtan Bakan Anutin, muhalefet tarafından samimi bulunmadı. Muhalefet ve siyasi uzmanlar, bakanın kriz yönetimi yapmak yerine "siyasi şov" peşinde koştuğunu savunarak tepki gösterdi.
ÇÖZÜM İÇİN 8 YIL BEKLEYECEKLER
Hükümet, sel sularını şehirden uzaklaştırmak amacıyla yaklaşık 4,8 milyar dolarlık dev bir kanal projesini onayladı. Ancak projenin tamamlanmasının en az 8 yıl sürecek olması eleştirileri durdurmadı. Uzmanlar, Tayland'daki hantal bürokratik yapının kriz anlarında kilitlendiğini ve kalıcı çözümler üretmek yerine geçici müdahalelerle vakit kaybedildiğini vurguluyor.
BANGKOK NEDEN SÜREKLİ BATIYOR
Uzmanlara göre Bangkok'un talihsizliği yeni değil. Şehir, yumuşak bir kil tabakası üzerine kurulu ve çarpık kentleşme nedeniyle her yıl biraz daha aşağıya çöküyor. Betonlaşmanın altyapı yatırımlarından çok daha hızlı ilerlemesi, yağmur sularının tahliye olacağı doğal alanları yok etti.
İklim krizinin de etkisiyle giderek sıklaşan "yağmur bombaları" karşısında yetersiz kalan altyapı, başkenti kolayca dev bir havuza çeviriyor.