Fazla rafine şeker ve aşırı işlenmiş gıdalar, cildin yaşlanmasını hızlandırabilecek etkenler arasında. BBC Türkçe'nin aktardığı değerlendirmelerinde dermatolog ve beslenme uzmanı Dr. Thivi Maruthappu, beslenmenin cilt sağlığında önemli olduğunu, ancak genetik, güneş hasarı ve kirlilik gibi diğer etkenlerden ayrı düşünülemeyeceğini belirtiyor.
Yaşla birlikte cildin dolgunluğunu ve sıkılığını kaybetmesi doğal bir süreç. Cilde yapı ve güç veren kolajen, 20'li yaşların ortalarından itibaren vücudun yenileyebileceğinden daha hızlı parçalanmaya başlıyor. Bu süreçte cildin kalınlığı ve gücü yılda yaklaşık yüzde 1,5 azalıyor.
ŞEKER KOLAJENİ SERTLEŞTİREBİLİYOR
Maruthappu'ya göre fazla rafine şeker tüketimi, glikasyon adı verilen süreci etkiliyor. Fruktoz ve glikoz gibi şekerlerin kolajen gibi proteinlerle reaksiyona girmesi, hücre işlevlerinde bozulmaya yol açabiliyor.
Uzman, bu sürecin cilde etkisini şöyle anlatıyor: "Bu durum, ciltteki kolajenin oldukça sertleşmesine neden oluyor. Bu olduğunda, cilt eski haline eskisi kadar kolay geri dönmüyor".
Aşırı işlenmiş kırmızı et ve kızarmış yiyeceklerden oluşan bir beslenmenin de donukluk, rozasea, sivilce ve solgun görünüm gibi sorunlara neden olabileceğini belirten Maruthappu, bağırsak sağlığına dikkat çekiyor. Aşırı işlenmiş gıdaların bağırsak dengesini olumsuz etkileyebileceğini, bunun da ciltte enflamasyona katkıda bulunarak yaşlanmayı hızlandırabileceğini söylüyor.
ALKOL ARAŞTIRMASI NE GÖSTERİYOR?
Sektör tarafından finanse edilen gözlemsel bir çalışmada, haftada sekiz birimden fazla alkol tüketen kişilerin yüzlerinde daha fazla kırışıklık görüldü. Ancak bu ilişkinin nedeni tam olarak bilinmiyor.
Maruthappu, alkolün yol açabileceği susuzluk, oksidatif stres, enflamasyon ve uyku bozukluklarının etkili olabileceğini belirtiyor.
Vücudun susuz kalmaması önemli olsa da daha fazla su içmenin cilt üzerindeki etkilerine ilişkin kanıtlar sınırlı. Bazı araştırmalar su tüketiminin cildin nemlenmesine yardımcı olabileceğini düşündürüyor; ancak litrelerce su içmenin daha genç görünen bir cilde ulaşmanın kestirme yolu olduğuna dair çok az kanıt bulunuyor.
ANTİOKSİDANLAR VE KOLAJEN TAKVİYELERİ
Ölçülü kahve tüketiminin, içerdiği antioksidanlar sayesinde yaşlanma karşıtı faydaları olabileceği belirtiliyor. Maruthappu, beslenmeyi antioksidan açısından zenginleştirmek için yaban mersini gibi koyu renkli meyveleri, yeşil çayı ve yemeklerde sumak kullanımını öneriyor.
Kolajen takviyelerinin faydaları ise uzun süredir tartışılıyor. Haberde aktarılan, 113 çalışmanın incelendiği bilimsel bir derleme, kolajen kapsülleri ve tozlarının düzenli kullanımda cilde bazı faydalar sağlayabildiğini gösteriyor.
Maruthappu, beklentinin sınırını şu sözlerle çiziyor: "Sizi 10 yıl daha genç göstermeyecekler, ancak cilt nemini artırıyorlar ve ince çizgilerin görünümünü azaltıyorlar. Bununla ilgili kanıtlar giderek artıyor".
BESLENME GÜNEŞTEN KORUNMANIN YERİNİ TUTMUYOR
Beslenme değişikliği mevcut kırışıklıkları ortadan kaldırmıyor. Maruthappu'ya göre kırışıklıkların başlıca nedeni olan kolajen kaybı, yaşlanmanın doğal bir parçası. Bununla birlikte cildin 30 ila 40 günde bir yenilenmesi, beslenmedeki iyileşmelerin birkaç hafta içinde görünür fayda sağlayabilmesine olanak tanıyor.
Uzman, beslenmenin bütünün yalnızca bir parçası olduğunu vurguluyor: "Ancak bu, bulmacanın sadece bir parçası, tamamı değil. Öncelikle güneşten korunma gibi temel şeyleri doğru yapmalısınız."