ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) yayımladığı yeni sürveyans raporları, tetanozun ülkede nadir görülmesine rağmen tamamen ortadan kalkmadığını ve aşılanma oranlarındaki düşüşün risk oluşturabileceğini ortaya koydu.
15 YILDA 402 VAKA, 37 ÖLÜM
CDC’nin 2009–2023 dönemini kapsayan “Tetanoz Sürveyansı” raporuna göre, bu 15 yıllık süreçte toplam 402 tetanoz vakası ve 37 ölüm kaydedildi. Vakaların büyük bölümünün yetişkinlerde görüldüğü, özellikle 65 yaş üzeri bireylerin daha yüksek risk altında olduğu belirtildi.
TIBBİ YARDIM ALMADIKLARI BELİRLENDİ
Raporda ayrıca tetanoz vakalarının büyük kısmının aşısız veya eksik aşılı kişilerde ortaya çıktığı vurgulandı. Vakaların önemli bölümünde hastaların ciddi yaralanmalar sonrası tıbbi yardım almadığı ya da hastalara tetanoz profilaksisi uygulanmadığı da tespit edildi.
EKSİK AŞILI ÇOCUKLARDA GÖRÜLDÜ
Öte yandan CDC’nin 2024 yılına ilişkin ayrı bir incelemesinde, çocuklarda 4 tetanoz vakası bildirildi. Bu vakaların tamamının aşısız ya da eksik aşılı çocuklarda görüldüğü, hastaların ciddi klinik tablo nedeniyle hastanede tedavi altına alındığı aktarıldı.
ÖNLENEBİLİR ANCAK ÖLÜMCÜL
Uzmanlar, tetanozun insandan insana bulaşmayan ancak toprak ve çevrede bulunan bakteriler yoluyla gelişen “önlenebilir ancak ölümcül olabilen” bir enfeksiyon olduğuna dikkat çekiyor. Hastalığın aşı ile büyük ölçüde önlenebilmesine rağmen, aşılama oranlarındaki düşüşün özellikle riskli gruplar için endişe yarattığı ifade ediliyor.
ÖNLEMEDE KRİTİK ROL OYNUYOR
CDC yetkilileri, düzenli tetanoz aşısı ve yaralanma sonrası hızlı tıbbi müdahalenin hastalığın önlenmesinde kritik rol oynadığını vurguluyor.
TOPRAKTA, TOZDA VE ÇAMURDA BULUNUYOR
Tetanoza neden olan Clostridium tetani bakterisi, doğada yaygın olarak bulunan bir mikroorganizma. Özellikle toprak, toz, çamur ve hayvan dışkısı gibi ortamlarda uzun süre canlı kalabilen sporlar halinde bulunuyor. Bahçe işleri, tarım alanları ve inşaat bölgeleri gibi toprakla temasın yoğun olduğu yerlerde daha sık karşılaşılabilen bakteri, kirli ve derin yaralar yoluyla vücuda girebiliyor. Oksijensiz ortamda çoğalabilen bu bakteri, özellikle uygun şekilde temizlenmeyen kesik ve batıklarda enfeksiyon riski oluşturuyor.