Sosyal güvenlik sistemindeki yasal hakları suistimal ederek haksız kazanç sağlayanlara yönelik denetimler aralıksız sürüyor.

Özellikle kız çocuklarına tanınan yetim aylığı hakkını, "kağıt üzerinde boşanma" yöntemiyle kötüye kullananlar için yolun sonuna gelindi. Türkiye Gazetesi yazarı SGK uzmanı İsa Karakaş, hazırladığı köşe yazısında bu yönteme başvuranları bekleyen hukuki ve mali riskleri detaylandırdı.

Sistemin öncelikle ihtiyaç sahibi kadınları korumak üzere tasarlandığını vurgulayan Karakaş, hak sahipliği koşullarını şu ifadelerle açıkladı:

"Sosyal güvenlik mevzuatımız, özellikle kadınları korumak adına oldukça hassas dengeler üzerine kuruludur. SSK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı fark etmeksizin, sigortalının vefatı durumunda hak sahiplerine dul ve yetim aylığı bağlanır. Kız çocuklarının bu aylığı alabilmesi için evli olmaması, boşanmış olması veya dul kalması şarttır. Eşler için ise vefat tarihinde yasal bir evlilik bağının bulunması yeterlidir" diyerek konuya giriş yaptı. 

Ancak bu imkanın bazı vatandaşlar tarafından manipüle edildiğini belirten Karakaş, durumun ciddiyetine şöyle dikkat çekti:

"Ancak bazı vatandaşlar, bu yasal imkânı suistimal ederek 'sahte/hileli boşanma' yoluna başvuruyor. Sırf yetim aylığı alabilmek için kâğıt üzerinde eşinden ayrılan, fakat gerçek hayatta aynı çatı altında yaşamaya devam edenler SGK'yı dolandırıyor! Bu durum sadece ahlaki bir sorun değil, aynı zamanda ciddi bir SGK zararı teşkil ediyor" dedi. 

SAHTE BOŞANMA YAPANLARI İLK YAKINLARI ELE VERİYOR

Haksız maaş alanların tespit edilmesinde en büyük payın çevre ihbarları olduğunu belirten Karakaş, sürecin işleyişini şu sözlerle aktardı:

"Sahte boşanma yapanları ele verenler genellikle en yakınındakiler oluyor. 'Alo 170' hattına veya kuruma verilen dilekçelerle; komşular, akrabalar, hatta bazen kardeşler bu haksızlığı ihbar ediyor. Gelen ihbarların büyük bir kısmının doğru çıkması ise dikkat çekici bir diğer nokta" şeklinde açıklama yaptı.

SGK denetmenleri sadece belgeleri incelemekle kalmıyor, aynı zamanda sahada şu çalışmaları yürütüyor:

Çevre Soruşturması: Muhtarlar ve komşularla mülakatlar yapılıyor.

Mahallinde Araştırma: Çiftin fiilen aynı evde yaşayıp yaşamadığı fiziki olarak kontrol ediliyor.

Resmi Kayıtlar: Polis ve jandarma tutanakları rapora dahil ediliyor.

Karakaş'ın paylaştığı verilere göre, son üç yılda bu yöntemle haksız kazanç sağladığı belirlenen 7.438 kişinin maaşı kesildi.

"NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK" SAYILIYOR 

Hileli boşanma yoluyla devletten para almanın "nitelikli dolandırıcılık" kapsamında değerlendirildiğini belirten İsa Karakaş, tespit edilen kişileri bekleyen ağır tabloyu şu şekilde özetledi:

"Hileli/sahte boşanması tespit edilenleri bekleyen tablo oldukça karanlık: Maaş Kesintisi: Bağlanan tüm maaş ve gelirler derhâl durdurulur. Faizli Geri Ödeme: Bugüne kadar ödenen tüm maaşlar ve devletin karşıladığı Genel Sağlık Sigortası (GSS) primleri de dâhil faiziyle birlikte geri istenir. Hapis Riski: SGK, 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'resmî belgede sahtecilik' suçlamasıyla Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur" dedi. 

Yetim aylığı almanın tek kriterinin evli olmamak olduğunu hatırlatan ancak bu durumun suistimal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Karakaş, yazısını şu uyarıyla noktaladı:

"SGK’nın yardımları ve kaynakları, yasal şartları haiz gerçekten ihtiyacı olan hak sahipleri içindir. Üç kuruş fazla maaş almak uğruna yapılan sahte boşanmalar; hem aileyi manevi olarak zedeler hem de SGK’ya karşı işlenmiş bir suçtur. Unutmayın, haksız kazançla kurulan düzen, bir gün mutlaka bir denetmen raporuyla veya bir komşu ihbarıyla yıkılmaya mahkûmdur" dedi.